Mahkumiyet

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 58/6-7,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.01.2021 tarihli, 2016/380551 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

Sanığın temyiz isteği; define bulmak amacıyla kazı yapmadığına, kendi arazisi içerisinde kuyu kazdığına, atılı suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde şüpheli araç ihbarı üzerine araştımalarına başlayan kolluk kuvvetlerinin, çalılar arkasına saklanmış Doblo marka araç gördükleri, arazide aramalarını devam ederken traktör sesine benzer ses duydukları ve sesin geldiği yöne doğru ilerledikleri, kayalıklar üzerinde duran şahsın kolluk görevlisini görünce kaçtığı, kolluk görevlisinin olay yerine gittiğinde hilti ile kayanın delinmeye, kazılmaya çalışıldığı, ilk aşamadaki sanık ... temyiz dışı sanıkların kolluk görevlisi ile tartışmaya başladıkları, uzman bilirkişiler eşliğinde yapılan keşifte sanıkların kazmış olduğu alanın dışarıdan hortum getirmek suretiyle su ile doldurulduğunun görüldüğü, Jeoloji mühendisi bilirkişinin raporunda da belirtildiği üzere, kazılan alanın su kuyusu açmak için uygun yer olmadığının belirtildiği, sanıkların kolluk görevlilerini görmeleri üzerine panik yapıp kaçmaya çalıştıkları, ayrıca aracın da çalılar arkasına saklanmış olması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanıkların su kuyusu kazdıklarına ilişkin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2024 tarihinde karar verildi.