SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1-Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sankların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/2. ve 151/1. maddelerinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımının, 26.05.2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,

2-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğinde, sanıkların birbirine yakın farklı tarihlerde aynı ilde bulunan Turkcell İletişim Hizmetleri ... Şirketine ait baz istasyonlarından akü çaldıkları gerekçesiyle kolluk ekibince araştırma tutanağı düzenlendiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede ise, sanık ...'ın suç tarihine yakın tarihler içerisinde aynı şirkete ait baz istasyonundan akü çalması nedeniyle hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, kurulan hükmün mahkûmiyet olduğu nazara alındığında gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından; öncelikle bahsi geçen tutanakta yer alan eylemler ile ilgili dava açılıp açılmadığı araştırılarak, dava varsa, ilgili dava dosyaları getirtilerek incelenip, birleştirme olanağı varsa dosyaların birleştirilmesi, bu mümkün değilse anılan dosyalardaki evrakların onaylı suretlerinin dosya içine konulmasından sonra; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.09.2023 tarihli ve 2020/2-182 E., 2023/413 K. sayılı kararı dikkate alınarak, sanıkların eylemine konu olan suç yerleri ile sorumluluk sahaları ve suç tarihleri arasındaki zaman aralığı da dikkate alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi, şartların varlığının tespiti hâlinde kesinleşen dosya yönünden mahsup işleminin yapılması ile yapılacak tüm araştırma ve inceleme sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.