HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2018 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 12/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2019 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ...'nın silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12/1-2,5237 sayılı Kanun'un, 52/2-4,53 üncü, 63 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince 8 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye, sanık ... hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince mükerrrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ...'ın silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12/1-2,5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 52/2-4,53 üncü, 63 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 21.01.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafiinin temyiz talebi;
Sanığın aleyhine usulüne uygun elde edilmiş delil bulunmadığına, telefon görüşmelerinin usulüne aykırı elde edilmiş delil olduğuna, suçun sübutuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, eksik incelemeye, mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,

2. Sanık ... müdafiinin temyiz talebi;
Sanık hakkında usulüne uygun elde edilmiş delil bulunmadığına, suçun sübutuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, hükmolunan cezadan takdiri indirim yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna, mahkeme heyetinin kanuna aykırı teşekkül ettiğine,

3. Sanık ... müdafiinin temyiz talebi;
Sanığın aleyhine usulüne uygun elde edilmiş delil bulunmadığına, telefon görüşmelerinin usulüne aykırı elde edilmiş delil olduğuna, suçun sübutuna,
ilişkindir.

06.12.2017 tarihinde tanık Y.K.'nın ... isimli şahıstan 1.500,00 TL karşılığında tabanca satın aldığını, ancak silahın bozuk çıkması üzerine parasını geri istediğinde ...'nun evinin önüne gelerek havaya ateş ederek olay yerinden kaçtığını beyan ederek şikayetçi olduğu ve satın aldığını beyan ettiği tabancayı polise teslim ettiği, tanığın sanıklar Ufuk ve Savaş'ın kuru sıkı silahları atölyede tağdil ettiklerini gördüğünü beyan ettiği, tanık Y.K.'nın silah imalatı yapıldığını beyan ettiği iş yerinde 28.12.2017 tarihinde yapılan aramada büyük boyutlarda torna makinelerinin bulunduğu, tezgah üzerinde sökülmüş vaziyette bir adet tabanca, 4 adet silah namlusu olarak kullanılmak amacıyla içi açılmaya çalışılan metal silindir, 1 adet kahverengi bir ucu kapalı metal silindir ve 1 adet yayın ele geçirildiği, ayrıca iş yerindeki tezgah üzerinde 15 adet üzerinde delikler bulunan tabanca yapımında kullanılan metal parçaların bulunduğu, sahte silah taşıma ruhsat fotokopisi ve mermi satın alma belgesinin çıktığı, ayrıca sahte mermi satın alma belgelerinin bulunduğu, şikayetçinin beyanlarında adı geçen sanık ...'ın iş yerinde yapılan aramada da iki adet tabanca ve 5 adet fişek ele geçirildiği, sanıklardan ele geçen telefonların mesajlaşma programı kayıtlarında silah ticaretiyle ilgili çok sayıda yazışma tespit edildiği anlaşılmakla sanıkların silah ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Dosyada bulunan 28.12.2017 tarihli olay yakalama tutanağı, sanıkların el konulan telefonlarındaki yazışmalar, sanıklar Ufuk ve Savaş'ın silah imal edip sattıklarının dosyada bulunan telefon yazışmalarından açıkça görüldüğü, sanık ...'ın da bir şahıs ile silah görüntüleri paylaştığı, silahlarla ilgili alınan uzmanlık raporunda silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğunun belirtildiği, tanık Y.K.'nın soruşturma evresindeki ayrıntılı beyanı, sanıklar hakkında yapılan ihbar ve bu ihbarı doğrulayan adreslerde yapılan aramalarda ele geçen silah imalinde kullanılan malzemeler, silahlar ve cep telefonlarındaki Whatsapp paylaşımları birlikte değerlendirildiğinde, dosyada bulunan tüm deliller ve anılan gerekçelerle sanıkların suçu mahkemece sabit görülmüş olup sanıklar ..., ... ve ...'ın silah ticareti yapma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Duruşma tutanaklarının içeriği, hukuka uygun olarak elde edilen delillerin tartışılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, mahkemece verilen kararda, usul veya esas bakımından herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;

1. Sanık savunmaları, sanıklara ait telefonlarla yapılan görüşmelere dair tutanaklar, tanık Y.K.'nın beyanları, arama sonucu ele geçirilen tabancalar, malzemeler ile alınan raporlar ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına dair hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan açılan ve İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/85 Esas sayılı dosyasında görülen davada mükerrer cezalandırma durumunun değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
6136 sayılı Kanun'un 12/2 nci maddesinde düzenlenen ve alt sınırı 8 yıl hapis cezası gerektiren silah ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı celse de seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 156 ncı maddesi uyarınca re'sen müdafii de görevlendirilmediği ve yargılamanın bu şekilde tamamlandığı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesi ve sanığın müdafii huzurunda savunmalarının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasına neden olacak şekilde uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3 ve 289/1-a-e maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/624 Esas, 2020/84 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafileri tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/624 Esas, 2020/84 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.