Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2,62,53/6 ve 63 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, bilinçli taksir hükümlerine yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı şekilde az miktarda hükmedildiğine ilişkindir, sanık müdafiinin temyiz sebebi; özel bir sebebe dayanmamaktadır.
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, meskun mahal dışı, gündüz vakti, virajlı, eğimli, yol çalışması sebebiyle iki yönlü hale getirilen sathi kaplama karayolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde, aracının sol ön kısmıyla, karşı şeride geçerek, karşıdan gelen sürücü...idaresindeki otomobilin sol ön kısmına çarpmasıyla bir kişinin ölümü, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, bir kişinin vücudunda 2.dereceden, bir kişinin ise vücudunda 4.dereceden kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; mahkemece tam kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.