Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 133 ada 45 parsel sayılı 404,42 ve 137 ada 7 parsel sayılı 762,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... tespit edilmiştir. Davacı ..., dava konusu 137 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile kendisi adına tespit edilen 136 ada 2 parsel sayılı taşınmaz arasındaki yolun yanlış ölçüldüğünü bu yolun düzeltilmesi ve 137 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı ile 133 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 50 metrekarelik bölümünün kendi adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının 133 ada 45 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazla ilgili hükmün ONANMASINA,

2- Davacının 137 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davacının 136 ada 2 ve dava konusu 137 ada 7 parsel arasındaki yola ilişkin talebinin olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının 137 ada 7 parsel sayılı taşınmazla ilgili istemin neye ilişkin olduğu yargılama sırasında açıklattırılmaya çalışılmış olsa da açıklığa kavuşturulamamıştır. Bu nedenle davacının 137 ada 7 parsele ilişkin davasının taşınmazın tamamına ya da bir bölümüne yönelik tescil istemine mi ilişkin olduğu belirlenip açıklığa kavuşturulmalı, bu konudaki beyanı kendisine okunarak imzası ile belgelendirilmeli, bundan sonra dava çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılmalı, davanın geçit hakkı istemine yönelik olduğunun anlaşılması halinde bu nitelikteki davaların Kadastro Mahkemesinde görülemeyeceği de gözönünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.