Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın aşamalarda, katılanların, kredi ile satın aldığı evinden kendisini uzaklaştırdıklarını ve sürekli çevresinde kendisi ile ilgili araştırma yaparak rahatsızlık verdikleri şeklindeki iddiaları ile tanık Abdullah Taşkın'ın sanığın bu iddialarını doğrulayan nitelikteki ifadeleri karşısında, TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.