Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 437 parsel sayılı taşınmazın Mülga 2510 sayılı İskan Kanunu ve uygulamasına dair Yönetmelik ve Genelgeler çerçevesinde Mahalli İskan Komisyonunun 29.06.1998 tarih ve 22 sayılı kararı ile davalılar adına tescil edildiğini, Bakanlık Müfettişlerince yapılan tespit sonucunda 15.06.2011 tarih ve 2011/35 sayılı Mahalli İskan Komisyonu kararı ile hak sahipliklerinin iptal edildiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, 5543 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi uyarınca hak sahibi olanların hak sahipliklerinin herhangi bir koşul aranmaksızın devam edeceğinin düzenlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların hak sahibi yapıldığı dönemde hangi şartların kabul edildiğinin açık ve kesin bir düzenleme ile belirlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, 12.07.2013 tarihinde kabul edilen 6495 sayılı kanun ile 5543 sayılı İskan kanununa eklenen Geçici 7. maddenin 3. fıkrasının "Mülga 2510 sayılı Kanunu göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu Kanuna göre devam eder" hükmü uyarınca, davanın reddine ilişkin verilen karar bu gerekçe ile ve sonucu itibariyle doğru olduğuna göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 17.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.