HÜKÜMLER: Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

2. İncelenmeksizin iade (sanık ... yönünden)

3. Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması (sanıklar
..., ..., ..., ... ve ... yönünden)

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanıklar Şükrü ve ...'in temyiz istemlerinden vazgeçtikleri yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2019 tarihli ve 2018/98 Esas, 2019/352 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık ...'ın;
a. 05.01.2018 ve 06.01.2018 tarihli eylemleri yönünden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddeleri, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b. 28.02.2018 tarihli eylemi yönünden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

2. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

3. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

4. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ve 20.820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

5. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka ayrılıklar düzeltilerek, sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin, sanıklar ... ve ... ile Cumhuriyet savcısının (sanıklar ... ve ... yönünden aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle,

1. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğine,

2. Sanığın atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine,

3. Sanık aleyhine tanık beyanlarının mevcut olmadığına,
İlişkindir.

B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun sübut bulmadığına,

2. Eksik inceleme üzerine karar verildiğine,

3. Suç işleme kastının bulunmadığına,

4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

C. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle,

1. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına,

2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Atılı suçu işlemediğine,
İlişkindir.

D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının bulunmadığına,

2. Somut delil bulunmadığına,

3. Kanunilik ilkesinin ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,

4. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Eksik inceleme üzerine karar verildiğine,

2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Somut delil bulunmadığına,
İlişkindir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık ve müdafii tarafından kanunî süresi içinde temyiz isteminde bulunulduktan sonra, sanığın 25.01.2021 ve 29.01.2021 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşıldığından temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık müdafii tarafından kanunî süresi içinde temyiz isteminde bulunulduktan sonra, sanığın 15.05.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşıldığından temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.

C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Sanıklar ... ve ...'in adli sicil kayıtlarında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüklerinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olması, İlk Derece Mahkemesinin kararından sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinde yer alan düzenlemenin sanıklar lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, belirtilen yasal düzenleme uyarınca sanıkların hukukî durumlarının yeniden belirlenmek sureti ile sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların vasfına ve sübutuna, incelemenin eksiksiz yapılarak karar verildiğine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafileri ve sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

D. Sanık ... Hakkında 28.02.2018 Tarihli Eylem Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, incelemenin eksiksiz yapılarak karar verildiğine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

E. Sanık ... Hakkında 05.01.2018 ve 06.01.2018 Tarihli Eylemler Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;
Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 05.01.2018 tarihli eylemi sabit ise de;
Sanık hakkında 5327 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına da esas alınan 06.01.2018 tarihli eylemde ele geçen kişisel kullanım sınırındaki suça konu uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında, satma veya başkasına verme amacıyla bulundurduğuna ilişkin içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında ve savunmasının aksine mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı; bu eylem (06.01.2018 tarihli) yönünden sanığın "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "uyuşturucu madde ticareti yapma " suçundan tek eylemi (05.01.2018 tarihli) sabit olan sanık hakkında, koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin ve aynı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

F. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Sanık ... ve müdafiinin yokluğunda verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 19.12.2020 tarihinde sadece sanık müdafiine tebliğ edildiği, sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edilmeyen karara yönelik sanığın 04.02.2021 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, sanık ...'ın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu
değerlendirilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, sanıkların 06.01.2018 tarihli eylemlerine ilişkin olarak suçun işleniş şekli, ele geçen maddenin miktarı ve savunmalarının aksine kullanma amacı dışında uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurduklarına dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

A. Sanıklar Şükrü ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;

Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

C. Sanık ... Hakkında 28.02.2018 Tarihli Eylem Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

D. Sanık ... Hakkında 05.01.2018 ve 06.01.2018 Tarihli Eylemler Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünün (E) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

E. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünün (F) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre, sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince "İkametgahına en yakın bağlı bulunduğu polis merkezine salı günleri en geç saat 08: 00 dan 22: 00'a kadar gitmek üzere imza karşılığı adli kontrol tedbiri uygulanmasına" şeklinde verilen adli kontrol tedbirinin KALDIRILMASINA, bu konuda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.