Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 103/6,104/1 ve 43/1. maddelerinden açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2015 tarihli ve 2012/167 Esas, 2015/164 Karar sayılı kararı ile;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun 103/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.04.2019 tarih ve 14-2015/334785 sayılı onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Özetle, hükümlerin hukuka aykırı olduğuna ve sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebebi
Özetle, hükümlerin hukuka aykırı olduğuna ve sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça konu davanın çocuğun cinsel istismarı suçundan açıldığı nazara alınarak aynı sebeplerle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığa isnad edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanunun 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.06.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir.
2. Aynı sebeple Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesine Gelince
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.