Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; kovuşturma aşamasında on beş yaşından küçük olan mağdurun velisi olan anne ve babasının 06.03.2014 tarihli celsede suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını ve kamu davasına katılmak istemediğini beyan etmesi nazara alındığında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yönünden kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/11 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararı ile; olay günü mağdurun, komşusu olan suça sürüklenen çocuğun evine gittiği, evde yalnız bulundukları esnada suça sürüklenen çocuğun mağdura karşı anal yolla organ sokmak suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, şeklinde kabul edilen olayda; suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları 31 ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; mahkumiyet kararının yerinde olmadığı, verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip annesi ve babasının kovuşturma evresinde alınan ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmaması karşısında, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/11 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararırına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/11 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.