Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Şikayetçi Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin, sanık hakkında yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyize getirdikleri belirlenerek yapılan incelemede;
O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33/1. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında 2013 yılı eylül ayı içerisinde nitelikli cinsel saldırı suçunu, 05.11.2013 tarihinde ise yaralama ve hakaret suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 125/1,86/2, 86/3-a ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın eşi olan şikayetçi Atiye' yi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde darp etmek şeklindeki eylemi sebebiyle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 86/3-a maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli cinsel saldırı ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın yaralama suçundan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin soyut beyanı dışında mahkumiyete yeter delil bulunmadığına ve lehe kanun maddelerinin sanık hakkında hatalı gerekçe ile uygulanmadığına ilişkindir.
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.02.2015 tarihli mahkumiyet tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçede açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yaralama suçundan sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.