Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2014 tarihli ve 2012/287 Esas, 2014/125 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın suç tarihinde mağdureyi telefonla aradığı, sanık ...'ın görüşmek istemesi üzerine Bandırma ilçe merkezinde buluştukları, diğer sanık ...'nin kullandığı araçla ve yine sanık ...'nin bildiği ve bir akrabasına ait olan Edincik Beldesindeki bir eve gittikleri, Hakan ile mağdurenin eve geçtiği, evi temin eden ve sanık ve mağdureyi bu eve götüren sanık ...'nin dışarıda gözcülük yaptığı, sanık ... ile mağdurenin bir süre seviştikleri, sonra Emre'nin yanlarına gelmesi üzerine, mağdurenin bağırarak kaçtığı şeklinde kabul edilen olayda; sanıkların ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği

Mağdurenin yaşı konusunda iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verildiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, Mahkemenin alt sınırdan uzaklaşarak ceza belirlemesinin ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının doğru olmadığına ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemenin salt mağdurenin beyanlarından hareketle hüküm kurduğuna, dosya kapsamında mağdurenin ifadesine değer verilecek hiçbir neden bulunmadığına ilişkindir.

Olayın intikal şekli ve süresi, sanıkların aşamalardaki savunması, mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2014 tarihli ve 2012/287 Esas, 2014/125 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.