Mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; karar celsesinde ve beyanının alındığı 09.04.2014 tarihli celsede on beş yaşından küçük olan mağdurenin şikayet hakkına sahip olmadığı, kanuni temsilcileri hakkında verilen katılma kararının da bulunmadığının belirlenmesi karşısında,yaşı küçük mağdureye tayin edilen vekilin kamu davasına katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, mağdure vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Şikayetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında mağdurenin bulunduğu ikamete girerek bıçak teşhiri ile tehdit ettiği mağdureyle vajinal yoldan organ sokma suretiyle ilişkiye girmek şeklindeki eylemleri sebebiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/4,103/6, 109/2,109/3-a ile 116/4, 119/1-c ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret ve bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçların sabit olduğuna ilişkindir.

Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi ...’nın gerekçeli kararın tebliği üzerine sanık hakkında kurulan hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi kurumun 5271 sayılı Kanun' un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi kurumun davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın üzerine atılı suçlar yönünden hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, farklı gerekçe ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.