Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarih ve 2016/343 Esas, 2017/105 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine,
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 08.05.2019 tarih ve 2017/5300 Esas, 2019/1637 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat hükmü kurulup, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluştuğuna, tevilli ikrarda bulunan sanığın cezalandırılması gerektiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, ruhsatsız imalat yaparak ortak alanın 51,5 metrekarelik kısmını dükkana dahil ederek imar kirliliğine neden olma suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasına ilişkin, sanık savunması, tanıklar C.C. ve Y.A'nın beyanları, fatura içerikleri ve tüm dosya kapsamıyla, eylemin suç tarihinin 2006 yılı dolduğu ve dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporunda, imalatın, yaklaşık 6-7 yıl önce yapıldığının belirtilmesi karşısında, dava zamanaşımı süresinin dolmadığı ve yapı tatil tutanağında tespit edilen imalatların, yeni bir kapalı alan oluşturmadığı, kullanılan malzemenin cinsine göre taşıyıcı sistemi olumsuz etkilemediği ve sanığa yüklenen fiilin imar kirliliğine neden olma suçununun yasal unsurlarını oluşturmadığı kabul edilip, İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak, sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
Sanık savunması, 25.02.2016 tarihli yapı tatil tutanağı, 11.04.2016 tarihli bilirkişi raporu, dosyada mevcut fotoğraf içerikleri ve tüm dosya kapsamıyla, sanık hakkında beraat kararı verilmesine dair Bölge Adliye Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.