Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 tarih ve 2016/641 Esas, 2018/426 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184,62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 24 eşit taksitte tahsiline,
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 20.02.2019 tarih ve 2019/419 Esas, 2019/413 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının düşmesine hükmolunup, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,

Karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, yapı kayıt belgesi alınmadığına ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, ruhsatsız bina yaparak imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği, sanık savunması, 02.05.2016 tarihli yapı tatil zaptı, yapılan keşif sonucunda alınan 15.01.2018 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi kapsamında, davaya konu taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesi alındığının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 31.01.2019 tarihli cevabi yazı ve eklerinden anlaşılması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak, sanık hakkında açılan kamu davasına ilişkin düşme kararı verilmiştir.

Sanık savunması, 02.05.2016 tarihli yapı tatil tutanağı, 15.01.2018 tarihli bilirkişi raporu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 31.01.2019 tarihli cevabi yazı ve ekleri ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanık hakkında düşme kararı verilmesine dair Bölge Adliye Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.