Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı ... vekili, davalılar adına kayıtlı 803 parsel sayılı taşınmazın 36 yıl önce vekil edenin babası tarafından satın alındığını, babası tarafından da 2008 yılında kendisine satıldığını ve o tarihten bu yana yaklaşık 41 yıldır nizasız fasılasız kullanıldığını, ilk kayıt malikinin öldüğünü, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... ve ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle, davalılar adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, Kurşunluk mevkii 803 parsel nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nin 713/1. fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 2. fıkrasında yer alan, “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

1.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bir kısım davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalının yargılama giderlerine yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.2.2010 tarihli ve 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar sayılı kararına göre TMK'nin 713/2. fıkrasına dayalı olarak açılan davalarda davanın kabul edilmesi halinde dahi kayıt maliki ile mirasçılarına yargılama giderleri yükletilemez, harç ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulamazlar.
Az yukarıda açıklanan nedenle, Mahkemece, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesi doğru olmamış ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 3., 4., 5., bentlerinin düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; hükmün 3. bendindeki, ''....davalılardan müştereken ve müteselsilen....'' ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ''.... davacıdan ....'' kelimesinin yazılmasına; hükmün 4. bendindeki ''....Davacı tarafından yapılan 2.139,60 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine....' ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine ''Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına'' ibaresinin yazılmasına; 5.bendindeki ''.... Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği 6.005,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ...', ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine ''Davanın niteliği gereği davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,... '' ibaresinin yazılmasına; Yerel Mahkeme hükmünün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, bir kısım davalının sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ve ... ve Müştereklerine iadesine, 17.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.