Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 429 parsel sayılı taşınmazın Mülga 2510 sayılı İskan Kanunu ve uygulamasına dair Yönetmelik ve Genelgeler çerçevesinde Mahalli İskan Komisyonunun 29.06.1998 tarih ve 121 sayılı kararı ile davalılar adına tescil edildiğini, Bakanlık Müfettişlerince yapılan tespit sonucunda 15.06.2011 tarih ve 2011/45 sayılı Mahalli İskan Komisyonu kararı ile hak sahipliklerinin iptal edildiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, 5543 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi uyarınca hak sahibi olanların hak sahipliklerinin herhangi bir koşul aranmaksızın devam edeceğinin düzenlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 5543 sayılı İskan Kanunu’nun geçici 7. maddesinin “Mülga 2510 sayılı Kanuna göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu Kanuna göre devam eder” düzenlemesi de gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.