Düşme
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarih ve 2017/252 Esas, 2018/391 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik katılan vekili ve sanık tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11.09.2019 tarih ve 2019/3226 Esas, 2019/1997 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının düşmesine,
Karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine, yapı kayıt belgesinin yapıyı ruhsata uygun hale getirmediğine ve ceza davalarına etkisine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, ruhsat almadan ilave kat yaparak imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği, sanık savunması, 17.11.2015 tarihli yapı tatil tutanağı, yapılan keşif sonucunda alınan 17.11.2017 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi çerçevesinde, davaya konu taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesinin alındığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 07.08.2019 tarihli cevabi yazı ve eklerinden anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Sanık savunması, 17.11.2015 tarihli yapı tatil tutanağı, 17.11.2017 tarihli bilirkişi raporu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 07.08.2019 tarihli cevabi yazı ve ekleri ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanık hakkında düşme kararı verilmesine dair Bölge Adliye Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çubuk Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.