Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacılar vekili, muris ...'dan davacılara 10 ada 22 parsel 178 m2 yer ve üzerindeki taşınmazı miras olarak bıraktığını, 178 m2 arazi tapu kayıtlarında 61/345 ... ve 284/345 ... adına kayıtlı olduğunu, vekil edenlerin mirasbırakanının 178 m2 arsayı ölmeden önce ... ve ...'dan satın aldığını, ... ve ... adına kayıtlı olan taşınmazların tapu kayıtları iptal edilerek muteveffa muris ...'nın adına kayıt edilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ..., ön inceleme duruşmasında alınan imzalı beyanında davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece, davalıların kabul beyanlarını dikkate alınarak, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 10 ada 22 parsel taşınmaza yönelik açtığı davanın 17.09.2014 tarihli kadastro teknisyeni bilirkişinin raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve 11.05.2015 tarihli ek rapor ile kordinatlı alanı 100,19 metrekare olan kısmın davalılar adına kayıtlı bulunan tapu kayıtlarının iptali ile; davacıların Gölpazarı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/14 esas 2003/14 karar sayılı veraset ilamında belirtilen miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." düzenlemektedir. HMK'nin 312. maddesinde de feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri düzenlenmiş olup buna göre "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." şeklindedir.

Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6.maddesi "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." hükmünü, 13.maddesi ise "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmünü amirdir.

Mahkemece ön inceleme duruşmasında davalıların davacıların davayı kabul etmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT' nin 6 ve 13. maddelerine göre hesaplacak vekalet ücreti davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Davalı tarafın temyiz itirazı açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle, usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmününün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.