Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanık hakkında duruşma yapılmayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı CMK'nin 193. maddesinin söz konusu olayda uygulamasının mümkün bulunmadığı nazara alınarak, 5271 sayılı CMK'nin 147 ve 191. maddeleri uyarınca, sanığın duruşmaya getirilip savunması alındıktan sonra hukuki durumu tartışılıp hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre ise;

1-Sanık hakkında beraat kararı verildiği halde katılan vekili lehine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,

2-Suça konu yediemine alınan emvalin müsaderesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.