Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul (Anadolu) 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarih ve 2017/351 Esas, 2019/327 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 24.06.2020 tarih ve 2020/247 Esas, 2020/944 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının düşmesine hükmolunması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, sanığın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik sunduğu dilekçesinin istinaf dilekçesi olarak değerlendirilemeyeceğine, katılan lehine vekâlet ücretine hükmolunmamasına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, ruhsata aykırı olarak, binaya 3 kat ilavesi yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği, sanık savunması, 01.11.2016 tarihli yapı tatil tutanağı, yapılan keşif sonucunda alınan 11.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi çerçevesinde dava konu taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesi alınmış olduğunun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 02.12.2019 tarihli cevabi yazı ve ekleri, Ataşehir Belediye Başkanlığı'nın 24.12.2019 tarihli cevabi yazı ve ekleri ile tüm dosya kapsamından anlaşılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak, sanık hakkında açılan kamu davasına ilişkin düşme kararı verilmiştir.
Sanık savunması, 01.11.2016 tarihli yapı tatil tutanağı, 11.05.2018 tarihli bilirkişi raporu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 02.12.2019 tarihli ve Ataşehir Belediye Başkanlığı'nın 24.12.2019 tarihli cevabi yazı ve ekleri ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanık hakkında düşme kararı verilmesine dair Bölge Adliye Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul (Anadolu) 61. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.