Taraflar arasındaki iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile müvekkili arasında 13.07.2016 ile 13.07.2017 tarihleri arasında müvekkili şirket tarafından işletilen otelin uğrayacağı maddi zararların giderilmesi amacıyla poliçe düzenlendiğini, 03.05.2017 tarihinde aşırı yağan yağmur nedeniyle otelin aqua galerisine, kapalı termal girişine ve oradan gece kulübüne sular dolduğunu, yetkili teknik servis tarafından sunulan rapor ve diğer firmalardan alınan teklif mektuplarına göre yaklaşık 463.311,00 TL hasarın meydana geldiğini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın sigorta şirketinin poliçe ile sorumlu olduğu limitin içerisinde olduğunu, 10.05.2017 tarihinde sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı ... tarafından meydana gelen zararın tespiti için eksper görevlendirildiğini, eksperin zararın meydana geldiği ilk gün geldiğini, eksperin oteli su bastığı, her yer sular içinde olduğu için gerekli incelemeleri yapamadığını, o anki hali ile zarar tespiti yapamayacağını beyan ettiğini, otelden sular boşaldıktan 2 gün sonra eksperin zarar tespiti için gelerek rapor düzenlediğini, düzenlenen raporda uğranılan zararın çok düşük olarak beyan edildiğini, yağmur suyu nedeniyle zarar gören bazı bölümlerin yağmur suyundan zarar görmediğini, bazı yerlerin ve parçaların eskimiş ve yıpranmış olduğu gerekçesi ile müvekkilinin uğradığı zararı tam hesaplamadığını, bu parçaların düzenli periyodik bakımlarının ve tamirlerinin yapıldığını, eskiyen parçaların değiştiğini, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesini, fazlaya ilişkin ve ıslaha ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın hangi teminata ilişkin ne kadarlık bir talebinin olduğunu ayrı ayrı açıklamadığını, başvuru üzerine üç kez mahallinde ekspertiz incelemesi yapıldığını, oluştuğu iddia edilen hasarların gerçekten yağmura ve yağışa bağlı oluşan hasarlar olmadığını, taleplerin eskiyen, aşınan, korozyona uğrayan ve maruz edilen verimde çalışmayan kıymetlerin yenilenmesini içerdiğini, bu nedenle hasar başvurusunun olumsuz görüşle kapatılarak talebin reddedildiğini, aynı gerekçe ile haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece alınan bilirkişi heyet raporu ile odalarda hasar olup olmadığı tespit edilemediği, zira davacı tarafça bu bölümde hasarın oluştuğunu belgeleyecek resim ve kanıtların dosyaya sunulmadığı gibi yapılmış herhangi bir delil tespiti de olmadığı, dosyadaki ekspertiz raporunda odalarda hasar olmadığının kayıt altına alındığı, bu nedenle davacı tarafın odalar ve yataklar ile ilgili hasar talebi reddedildiği, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde bina kıymeti ve izolasyon yetersizliği ek teminatı bulunduğundan, çatıdan giren yağmur suları sonucu oluşmuş boya hasarlarına ilişkin hasar talebi teminat dahilinde değerlendirilmediği, davacı tarafça havlu, çarşaf, bornoz gibi eşyalarda 33.442,00 TL değerinde zararın meydana geldiği iddia edilmiş ise de ekspertiz raporunda böyle bir hasarın kayıt altına alınmadığı, buna ilişkin sadece davacı otel personelince düzenlenmiş tutanağın dosyaya ibraz edildiği, oluşan hasarı kanıtlayacak herhangi bir resim ya da kayıt dosyaya sunulmadığı, bu nedenle buna yönelik talebin de reddedildiği, alınan bilirkişi heyeti raporu hükme ve oluşa uygun bulunarak bilirkişi raporu ile hesap edilen hasarın teminat kapsamında olduğu anlaşılmakla; 6.446,00 TL'nin davalıdan tahsiline, bakiyeye ilişkin talebin hasarın ispatlanamadığı kanaatiyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 13.07.2016-13.07.2017 tarihleri arasında davalı ... tarafından müvekkilinin işlettiği otelin uğrayacağı maddi zararlara karşı sigortalandığını, 03.05.2017 tarihinde gece 00: 00-01: 00 sıralarında aşırı yağan yağmur nedeniyle otelin aqua galerisine ve kapalı termal girişini oradan da gece kulübüne sular dolduğunu, yetkili servisin hasarlı bölgeyi inceleyip teknik rapor sunduğunu ve diğer firmalarda açılan tekliflere göre yaklaşık 463.311,00 TL hasar meydana geldiğini, müvekkilinin uğramış olduğu zararın poliçe limitleri dahilinde olması nedeniyle davalı ... tarafından karşılanması gerektiğini, bu zarara ilişkin çeşitli firmalardan aldıkları teklifleri dosyaya sunduklarını, yağmur sonrası oluşan zararları gösteren fotoğrafları mahkemeye flaş bellek ile birlikte 15.12.2017 tarihinde sunduklarını, bu fotoğraflara bakıldığında müvekkilinin nasıl ve ne kadar zarar gördüğünü açıkça görülebileceğini, mahkemece tayin edilen zarardan çok daha fazla zararın meydana geldiğinin açık olduğunu, mahkemenin gerekçesinde belirtilen hasarı kanıtlayacak herhangi bir resim ya da kaydın dosyaya sunulmadığı ibaresinin hukuka uygun olmadığını, hasara ilişkin fotoğrafları, faturaları, teklif raporlarını, ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya sunduklarını, böylece uğranılan zararın ve davalı tarafça bu zararın giderilmediğinin sübut bulduğunu, dosyaya sunulan 05.05.2017 tarihli Meteoroloji Müdürlüğü'nün raporuna göre 03.05.2017 tarihinde Denizli'de kuvvetli sağanak yağdığını, bu nedenle müvekkilinin işlettiği otelde meydana gelen zararların bu kuvvetli sağanak yağış sebebiyle meydana geldiğinin aşikar olduğunu, davalı ... şirketinin görevlendirdiği eksperin zararın meydana geldiği ilk gün otele geldiğini, her yer sular altında olduğu için gerekli incelemelerin yapılmadığını, otelden sular boşaldıktan 2 gün sonra eksperin zarar tespiti için gelerek raporunu hazırladığını ve zararın çok düşük olduğunu beyan ettiğini, hazırlanan raporun müvekkilinin zararın meydana geldiği andaki zararı göstermediğini, müvekkili tarafından sular boşaltılıp etraf temizlendikten sonra hazırlanan bu raporun gerçek zararı göstermediğini, dosyada alınan 12.02.2019 tarihli bilirkişi raporunun taraflı olarak hazırlandığını, inşaat bilirkişinin davaya konu otel tesislerinde bundan birkaç yıl önce sel baskının olduğunu o dönemde de bilirkişi olarak görev yaptığını, hasara konu olan alanlarda zemin ve duvar boyalarının daha öncede hasarlı olan bölgeler olduğunu, bu baskında da hasar görmesinin mümkün olduğunu belirtmesinin raporun tarafsızlığı hususunda şüpheye düşüldüğünü belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; üç ayrı kez mahallinde yapılan ekspertiz incelemelerinde aldırılan ekspertiz raporu ile davacı tarafça davaya konu edilen hasarların aşırı yağış nedeniyle oluşan hasarlar olmadığını, tümünün davaya konu edilen gün ve yağmur neticesinde oluşmadığını, oluşmasının da mümkün olmadığını, taleplerinin tedrici olarak eskiyen, aşınan, korozyona uğrayan kıymetlerin yenilenmesini içerdiğini, bir kısım taleplerinin de mevcut poliçe hükümleri uyarınca muafiyet altında kaldığını, haksız davanın tümden reddine karar vermek gerekirken kısmen kabul edilmiş olmasının hatalı olduğunu, bunun haricinde kesinlikle kabul anlamına gelmemek ile birlikte İlk Derece Mahkemesince temerrüt tarihi olarak ihbar tarihinden bir ay sonrasından itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, çünkü tazminat alacağının kesinleştiği ve zararın belirli ... geldiği son kati ekspertiz raporunun düzenlendiği 07.07.2017 tarihinin esas alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketinin davacının işlettiği otelin 13.07.2016 başlangıç, 13.07.2017 bitiş tarihli olmak üzere 01.07.2016 tarihinde tanzim edilen otel ve tatil köyü poliçesi ile sigortaladığı, yine aynı şekilde bu poliçeye ek olarak 22.07.2016 başlangıç, 13.07.2017 bitiş tarihli olmak üzere 22.07.2016 tarihinde tanzim edilen ek teminatları kapsayan poliçenin düzenlendiği, ek teminat poliçesinin ikinci sayfasında ek teminatlar başlığı altında dahili su,... sel ve su baskı nedeniyle meydana gelecek zararlar yangın sigortası genel şartlar kloz hükümleri doğrultusunda teminata dahil edildiği, sel/su baskınında her bir hasarda toplam sigorta bedelinin %2'si olmak üzere muafiyetin a)bina tesisat ve dekorasyon b) emtia c) makine tesisat, demirbaş ve diğer tesisat grupları için her biri için ayrı ayrı uygulanacağı ve muafiyet tutarının maksimum 50.000,00 Euro ile sınırlı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının işlettiği otelde dava konusu su baskı nedeniyle aldırılan bilirkişi heyeti raporuna göre aqua park elektrik panosunun değişmesi gerektiği gerekçesiyle 4.646,81 TL bedel belirlenmiş ise de, bu bedelin makine tesisat sigorta bedeli 4.000.000,00 TL'nin %2'si 8.000,00 TL muafiyet bedelinin altında olduğu, yine 1.800,00 TL boya badana bedeli belirlenmiş ise de, bu bedelin de bina sigorta bedeli 24.000.000,00 TL'nin %2'si 480.000,00 TL'nin altında olduğu hususları gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-2.maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.11.2019 Tarih 2017/1468 Esas, 2019/1274 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince fotoğrafların içinde bulunduğu flash belleğin incelenmek üzere bilgisayar ortamına takıldığında flash belleğin açılmadığından bahisle hasarını ispat edilemediği şeklindeki ret gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu fotoğraflar incelendiğinde davacının belirtilen zarardan çok daha fazla zarara uğradığı ve bu zararın yağmur suları nedeni ile oluştuğunun açıkça ortaya çıkacağını, yetkili teknik servisin hasarlı olan bölgeyi inceleyip teknik servis raporunu sunduğunu, ayrıca diğer firmalardan alınan teklif mektuplarına göre yaklaşık 463.311,00 TL hasar meydana geldiğini, 09.05.2017 tarihli Dekim’den alınan proforma faturaya göre davacı şirketin işletmeciliğini yaptığı otelde aşırı yağış sebebi ile trafo pano odası, aqua havuzu, motor kumanda pano odasında, kazan dairesine ve birçok yere su bastığı ve toplam 192.300,00 TL hasar meydana geldiğini, 10.05.2017 tarihli Nur Elektrik ve Bobinajdan alınan servis raporuna göre aqua park pompa galerisinin makine dairesi, havuz pompa grupları sirkülasyon gruplarına göre zarar gören pompaların maddi değerinin 85.350,00 TL olduğunu, yine 15.05.2017 tarihli Nur Elektrik ve Bobinajdan alınan servis raporuna göre kapalı havuzun altındaki ısıtma ve soğutma kulesi pompa motorunda 7.450,00 TL değerinde maddi zararın meydana geldiğini, 03.05.2017 tarihli tutulan demirbaş listesine göre (havlu, çarşaf, bornoz vb.) 33.442,00 TL değerinde zararın meydana geldiğini, Polayapı İnşaat Yatırım San. Ve Tic. A.Ş’den alınan fiyat teklifine göre 3 adet oda için alçı ve boya bedeli olarak 4.275,00 TL zararın oluştuğunu, ve yine Polayapı İnşaat Yatırım San. Ve Tic. A.Ş’den alınan fiyat teklifine göre 7 adet oda için alçı ve boya bedeli olarak 6.468,00 TL zararın oluştuğunu, İşbir Yataktan alınan 14 adet yatak ve 14 adet baza için 9.098,91 TL değerinde zararın oluştuğunu, Tahir Saltık’tan (Ses-Işık-Sahne-Truss Organizasyon) alınan fiyat teklifine göre elektrik tesisatında 49.700,00 TL değerinde zararın meydana geldiğini, Kömürcüoğlu Tarım Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş’den alınan teklif formu ile de otelin döşemelerinde 80.655,00 TL zararın meydana geldiğini, oluşan hasara ilişkin fotoğraflar, faturalar, teklif raporları, ödeme belgeleri dosyaya sunulduğu halde mahkemece dosyaya herhangi bir fotoğrafın sunulmadığının gerekçe olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, davacı şirketin uğradığı zararın yağmur suyu basması sebebi ile meydana geldiğine dair hiçbir şüphe bulunmadığını, dosyaya sunulan formlara göre zarar gören parçaların düzenli periyodik bakımlarının ve tamirlerinin yapıldığını, eskiyen parçaların değiştiğini, ayrıca bilirkişi raporunda çatıdan giren yağmur suları sebebi ile boya hasarının oluştuğunun kabul edildiğini, ancak sel hasarının oluşmadığı yönündeki kanaat ve görüşün kendi içerisinde çeliştiğini, odalara giren yağmur suları sebebi ile zararın meydana geldiği rapor ile sabit ise diğer bölümleri yoğun yağan yağmur ve oluşan sel sebebi ile su bastığı ve bu sebeple zararın oluştuğu dosyaya sunulan fotoğraflardan da açıkça anlaşıldığı halde sel hasarının olmadığı yönündeki raporun kabul edilemeyeceğini, davacının uğramış olduğu hasar tam olarak belirlenmeden, deliller yeterince incelenmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

taraflar arasında düzenlenen iş yeri sigortası poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1400 ve devamı maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.