İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında Şanlıurfa ili Bozova ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 55,521 ve 534 parsel sayılı sırasıyla 52.750,00; 46.250,00 ve 24.250,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde, sınırlarını bildirdiği taşınmazın tapulu yeri olduğu halde davalı ... tarafından haksız ve sebepsiz yere müdahale edildiğini ileri sürerek müdahalenin menini istemiş, müdahil davacı ... ve müşterekleri ise müdahale dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın davacı ... tarafından 30.04.1926 tarihinde murisleri ...'e satıldığını ve taşınmazın bu tarihten itibaren ölene kadar muris ...'in, ölümünden sonra ise kendilerinin zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi isteğiyle davaya katılmışlardır.

Davalı ... cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların ortak murisleri ...'e ait olup, bu kişi adına tapuda kayıtlı olduğunu, davacı ...'in iddia konusu taşınmazdaki hakkını 30.04.1926 tarihinde murisi ...'e sattığını ve taşınmazın bu kişinin ölümü ile de mirasçılarına kaldığını, dolayısı ile taşınmaza haksız müdahale söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan iş bu elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlendiği belirtilerek Bozova Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.06.1975 tarih 1972/19 Esas, 1975/34 Karar sayılı kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

Birleşen dava dosyasında davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, çekişmeli 55,521 ve 534 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, iş bu dava dosyası Bozova 1. Kadastro Mahkemesinin 26.06.1995 tarihli ve 1995/14 Esas, 1995/62 Karar sayılı kararı ile eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "...çekişmeli 55 parsel sayılı taşınmazın Haziran 1929 tarih 23; 521 parsel sayılı taşınmazın Haziran 1929 tarih 24 ve 534 parsel sayılı taşınmazın ise Nisan 1929 tarih 25 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, ayrıca 521 parsel sayılı taşınmazın ... tarafı mevkili 107 tahrir numaralı vergi kaydının da kapsamında bulunduğu, tapu kayıt maliki ...'in ölümünden sonra taşınmazların mirasçıları tarafından haricen taksim edildiği ve bu taksim sonucunda 55 parsel sayılı taşınmazın ...'ya; 521 parsel sayılı taşınmazın ...'ye ve 534 parsel sayılı taşınmazın ise ...'e kaldığı, diğer mirasçılara ise köyün başka yerlerindeki taşınmazların bırakıldığı, bilahare 521 parsel sayılı taşınmazın taksim sureti ile maliki olan ... tarafından ... ... oğlu ...'na satıldığı ve taşınmazın zilyetliğinin de bu kişiye devredildiği, yine 534 parsel sayılı taşınmazın da ... tarafından 1926 yılında yapılan satış senedi ile ...'ya satıldığı ve taşınmazın zilliyetliğinin bu kişiye devredildiği, bu tarihten itibaren de dava konusu yerin ... ve mirasçılarının kullanımında bulunduğu, bir an için 55 ve 534 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı belirlenen tapu kayıtlarının gayri sabit hudutlu olup, miktarları ile geçerli olduğu kabul edilse dahi miktar fazlası kısımda zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesi ile davacı ... ve Hazinenin davasının reddine, çekişmeli 55 parsel sayılı taşınmazın ... kızı ...; 521 parsel sayılı taşınmazın ... ... oğlu ... ve 534 parsel sayılı taşınmazın ise Kahraman oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince "...İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanuna uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, çekişmeli taşınmazlardan 534 parsel sayılı taşınmazın adına tesciline karar verilen ...'nın baba ismi nüfus kayıtlarına göre "..." olduğu halde "..." olarak yazılmak sureti ile infazda tereddüt yaratır şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde; "...534 nolu parselin..." sözlerinden sonra gelen "... oğlu..." sözlerinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine, "...... oğlu..." sözlerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.