İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1975 yılında yapılan kadastro sırasında Şanlıurfa ili Viranşehir ilçesi ... Köyü mahallesi çalışma alanında bulunan 159 parsel sayılı 218.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bu taşınmaza komşu 1,180 ilâ 188 ve 190 parsel sayılı taşınmazların kayıt miktar fazlası olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edildikten sonra, tespite ... ve ... tarafından itiraz edilmesi üzerine, 27.10.1980 tarihli Komisyon Kararı ile, tespite esas tapu kaydının miktar itibari ile kapsamı 1,180 ilâ 188 ve 190 parsel sayılı taşınmazlardan verilmekle birlikte, tapu kaydının kapsamında olup, "mezarlık" vasfı ile Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edilen 187 parsel sayılı 50.425,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın da miktara dahil edildiği, ayrıca kayıt ve belgesiz yerlerden 20 dönüm miktarındaki kısmın da zilyetlikle edinilebileceği ve edinim koşullarının da gerçekleştiği belirtilerek komisyon kararına esas krokide (A) harfi ile gösterilen 70.500,00 metrekare yüzölçümündeki kısmın 159 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile ... ve müşterekleri adına, geriye kalan ve (B) harfi ile gösterilen kısmın ise Hazine adına tesciline karar verilmiş, iş bu tespite Hazine tarafından dava açılması üzerine Viranşehir Tapulama Mahkemesi'nin 13.06.1984 tarih ve 1980/11 Esas, 1984/37 Karar sayılı karar ile kadastro tespiti sırasında taşınmazda hak iddiasında bulunan kişinin bilirkişilik yapamayacağı gerekçesi ile tutanak ve eklerinin kanunun öngördüğü şekilde tamamlanmak üzere Tapulama Müdürlüğü'ne iadesine karar verilip, iş bu kararın da 24.04.1984 tarihinde kesinleşmesi üzerine dava dosyası Tapulama Müdürlüğüne gönderilmiştir. Bilahare, 05.08.1988 tarihinde yapılan kadastro sırasında temyize konu 159 parsel sayılı 100.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile ... ve müşterekleri adına; temyize konu edilmeyen 322 parsel sayılı 118.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise taşınmaza komşu 1,180 ilâ 188 ve 190 parsel sayılı taşınmazların kayıt miktar fazlası olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 159 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetlikle iktisap koşullarının davalı taraf yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...çekişmeli 159 parsel sayılı taşınmazda tespit malikleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli 159 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince "...İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.