Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar-davalılar ... ve ...'ın 118 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davalarının reddine, 159 parsel bakımından davalarının kabulüne, davacı-davalı ...'ın 107 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-davalı ... mirasçıları, ... ve ... vekili ile davacı-davalı ... mirasçıları ve tereke mümessili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 107 parsel sayılı 6.568 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz paylı tapu kayıtları, irsen intikal, taksim nedeniyle eşit paylarla davacı-davalı ..., ..., ... ile davalı ... adına, 118,159,297,307 ve 308 parsel sayılı 6.051,1.409,10.683,6.007 ve 5.470 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar paylı tapu kayıtları, irsen intikal ve taksim nedeniyle davacı-davalı ... adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı-davalı ..., irsen intikal ve taksime dayanarak 107 sayılı parselin tamamının adına tescili istemi ile davacı-davalı ... ve ... irsen intikal ve taksim yapılmadığı iddiasına dayanarak 118,159,297,307 ve 308 sayılı parsellerin muris ... mirasçıları adına tescili istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, 06.07.2007 tarihli ve 1990/45 Esas 2007/31 Karar sayılı karar ile, davaların reddine ve çekişmeli 107,118,159,297,307 ve 308 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları vekili ve davacı ... ve ... ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 20.03.2009 tarihli ilamı ile, ''kök muris ... terekesinin, tüm mirasçıların katılımı ile usulünce paylaşılıp paylaşılmadığının araştırılması"gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bu defa, 10.12.2010 tarihli 2009/3 Esas 2010/28 Karar sayılı karar ile, davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... 118 ve 159 parsel sayılı taşınmazların 180/1440'ar hissesinin davacılar ... ve ... adına, kalan hisselerin ... adına, dava konusu Şenköy 297,307 ve 308 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davacılar ... ve ...'ın davası ile davacı ...'ın Şenköy 107 parsele yönelik davasının reddine, bu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiş, bu defa, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 18.02.2013 tarihli ve 2012/8874 Esas 2013/1037 Karar sayılı ilamı ile, dava konusu 297,307 ve 308 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellerle ilgili hükmün onanmasına karar verildikten sonra, dava konusu 118,159 ve 107 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak. ''... Mahkemece, kök muris ...'ın terekesinin taksim edilmediği kabul edilerek karar verilmiştir. Ancak dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kök murisi ...'dan gelip gelmediği araştırılmamış, kök muristen geliyorsa davacılar ve davalıya nasıl geçtiği üzerinde durulmamış, kök muris ... terekesinin taksim edilip edilmediği konusunda yeterli araştırma yapılmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip, bu şahıslardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, taşınmazların kök muris ...'dan mı geldiği yoksa 3. kişilerden mi satın alındığı; öncesi ...'e ait ise bağışlama yolu ile geçip geçmediği; ...'e ait olup da bağışlanarak zilyetliği devredilememişse ...'ın terekesinin ölümünden sonra taksime tabi tutulup tutulmadığı, taksime tabi tutulmuş ise dava konusu taşınmazların kime isabet ettiği, mirasçı ... 'in ya da mirasçılarının paylaşıma katılıp katılmadığı, mirasçı ...'ye miras hissesine karşılık olmak üzere taşınmaz ya da menkul mal verilip verilmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmelidir...''gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, dava konusu 107 numaralı parsel bakımından; davacının usulüne uygun bir taksim yapıldığı iddiasını ispatlamakla mükellef iken davacının bu iddiasını ispatlayamadığı, kök muris vefat ettikten sonra yapılan taksime tüm mirasçılar katılmadığı, davacı taksim iddiasını ve taksim olması halinde 107 sayılı parselin kendi payı olduğu hususunu ispatlayamadığı, dava konusu 118 numaralı parsel bakımından; davacıların bu parselin kök muristen intikal ettiğini ispatlayamadığı, mahkemenin kanaatinin ise bu parselin davalı tarafından satın alındığı, mirasen babası ...'tan intikal etmediği yönünde olduğu, dava konusu olan 159 numaralı parsel bakımından ise; mirasçılar arasında usulüne uygun taksim yapılmadığı belirtilerek, davacılar ... ve ...'ın 118 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davalarının reddine, Yayladağı Şenköy Mahallesi 118 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, 159 parsel bakımından davalarının kabulü ile davalı ... adına olan kadastro tespitinin iptali ile, davacı ...'ın Hatay Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1991/459 Esas- 1991/834 Karar sayılı (kök muris ...'a ait) veraset ilamındaki miras payı gereğince gereğince bu parselin 180/1440'ar hisse ile davacı ..., 180/1440'ar hisse ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmının ise davalı ... terekesi adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı ...'ın 107 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davasının reddi ile, Yayladağı ... Mahallesi 107 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı-davalı ... mirasçıları, ... ve ... vekili ile davacı-davalı ... mirasçıları ve tereke mümessili vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı ... mirasçıları, ... ve ... vekili ile davacı-davalı ... mirasçıları ve tereke mümessili vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL onama harcının davacı-davalı ... mirasçıları, ... ve ...'tan alınmasına,
31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 396,20 TL'nin temyiz eden davacı-davalı ... mirasçıları ve tereke mümessilinden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi