İNCELENEN KARARIN;

İstinaf isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/178 Esas, 2019/27 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.03.2019 tarihli ve 2019/305 Esas, 2019/410 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik olarak İlk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.06.2021 tarihli ve hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle,
Sanığın kaynağı belli olmayan parayı örgütle bağlantılı şirkete transfer etmesi sebebiyle beraat hükmünün bozulması istemine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde hakkında herhangi bir delil bulunmayan, ByLock kullanıcısı olmayan, hakkında kod adı kullandığı yönünde tespit olmayan, hakkında aleyhine tanık beyanı mevcut olmayan, görevi gereğince şahsi hesabı üzerinden okulla ilgili yatırılan paraları özel eğitim kurumuna rutin olarak transfer etttiği anlaşılan, örgütle bağlantısı olmadığı yönündeki savunmasının aksine delil bulunmayan sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın konum ve kişisel özellikleri de gözetilerek üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı maddi delil elde edilemediğinden ve isnat edilen suç sübut bulmadığından 5237 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan beraatine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.03.2019 tarihli ve 2019/305 Esas, 2019/410 sayılı kararında, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.