Asıl davada basit zimmet suçundan mahkumiyet, birleşen davada açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması suretiyle basit zimmet ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında asıl davada basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Etkin pişmanlık nedeniyle yapılan indirimin doğru olarak uygulandığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 248/2-son maddesi yerine, aynı Kanun'un 248/1. maddesine yer verilmesi mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 248. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis olarak eksik tayini sonuç ceza miktarının doğru hesaplanması karşısında sonuca etkili görülmemiş, Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının ya da sınırlı uygulanmasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu ve 17.06.2010 tarihli sanık aleyhine temyiz bulunmayan hükmün Dairemizin 11.02.2014 tarihli ilamıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verildiği halde, sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin yazılı şekilde uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın “1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gözetilerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince cezasının infazından sonra başlamak üzere kamu hizmetlerinden takdiren 1 yıl 6 ay süre ile yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında birleşen davada basit zimmet ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5271 sayılı Kanun'un 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan açılan kamu davasında Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 17.06.2010 tarihli ve 2009/90 Esas, 2010/129 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararların suçtan zarar görenler ... ve Karapınar Belediye Başkanlığına tebliğ edilmeksizin 12.08.2010 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine temyiz incelemesine konu 11.06.2024 tarihli hükümlerin kurulduğu,
3628 sayılı Kanun'un 17 ve 18. maddelerine göre zimmet, 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddeleri gereği hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarının zarar göreni olan ve davaya katılma hakkı bulunan ... ile Karapınar Belediye Başkanlığının 5271 sayılı Kanun'un 231/12. madde ve fıkra hükmü uyarınca Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.06.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara itiraz haklarının bulunduğu ancak ... ve Karapınar Belediye Başkanlığına bahse konu kararlar tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararların kesinleşmediği, bu kararların kesinleşmemesi nedeniyle de denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükümlerin açıklanma koşullarının da bulunmadığı dikkate alınmadan ihbar üzerine sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin kesinleşmeden açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hükümler tesisi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.