HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hükmolunan cezaların ertelenmesine karar verilmiştir.
1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin özetle; sanığın mağdur G. A. ile sevgili olduğu için beraber yaşamak amacıyla ev tuttuğuna, diğer mağdurları tanımadığına, mağdurların fuhuş suçunu meslek haline getirdiğine,evde mağdur G.A.'nın isteği ile kaldıklarına, sanık ile irtibatlarının bulunmadığına, sanığın samimi beyanlarda bulunduğuna ve atılı suçu işlemediğine, sanık hakkında üç kez ceza verilmesinin somut olaya ve hakkaniyete uygun olmadığına bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığına, müvekkilinin yalnızca evini günlük olarak kiraya verdiğine ve bu evde fuhuş yapılacağına dair bilgisinin olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına ya da ertelenmesine bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulmasına yönelik süre tutum dilekçesinden ibaret olduğu belirlenmiştir.
Sanıkların mağdurlar A.O., G.A., L.Y.'nin fuhuş yapmalarına aracılık ettiklerinden bahisle cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında Yerel Mahkemece olay tespit tutanağı, ihbar tutanağı, mağdurların beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında mağdur sayısı gözetilmek suretiyle her bir sanık açısından temel cezanın (üç) kez belirlenmesinden sonra 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince indirim yapılarak tespit edilen sonuç cezaların (üç) kez şeklinde ayrıca gösterilmemiş olması mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak belirlenmiştir.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1.Mağdurların anlatımları, ihbar tutanağı, olay tespit yakalama tutanağı, inceleme dışı sanık ...'nun beyanı ve tüm dosya kapsamı karşısında mahkemenin sanığın mahkumiyeti yönündeki inanç ve takdirinde hukuk aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2.Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1.Sanık ...'nun, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 07.09.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, sanık savunmalarının dosyada mevcut kira sözleşmesi ve sanık ... tarafından doğrulanması karşısında; dosya kapsamında sanığın mağdurların kaldığı evi fuhuş yapmaları amacıyla kiraya verdiğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3.Kabule göre; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık ... hakkında, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ve aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye sanık ... yönünden uygun, sanık ... yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2024 tarihinde karar verildi.