Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ...'nin temyiz talebi hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 23.12.2014 günü kolluk görevlilerince işletmeciliğini sanık ...'nin yaptığı ... isimli iş yerine kısa aralıklarla giren şahısların ellerinde bandrolsüz olduğu düşünülen sigaralarla çıktıkları görülmesi üzerine bahsi geçen iş yerine kolluk görevlilerince girildiğinde iş yerinde bulunan temyiz dışı sanık ...'ın rızası ile teslim etmesi üzerine 251 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği ve sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kamu davası açıldığı belirlenmiştir.
2.Sanık ...'nin atılı suçu ikrar ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine ise gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarın sanık tarafından karşılandığı belirlenmiştir.
3.Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ''Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmayan, kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığın bozma ilâmından sonra suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği cezada 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini'' dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'nin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri ise reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan sanık ...'nin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (5) numaralı bendinden ''cezasının 1/3 oranında indirilerek 8 ay hapis ve 1 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresi çıkarılarak yerine ''cezası 1/2 oranında indirilerek 6 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, hükmün (6) numaralı bendinden ''6 ay 20 gün hapis ve 1 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresi çıkarılarak yerine ''5 ay hapis ve 1 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresinin eklenmesi ve hükmün (11) numaralı bendinin çıkarılarak yerine ''Sanığa verilen 5 ay hapis cezasının sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak takdiren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince 150 gün adlî para cezasına çevrilmesine, sanığın ekonomik ve şahsi hallerine göre 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gün adlî para cezasının bir günü takdiren 20,00 TL'den olmak üzere 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.