HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Şikâyetçi ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanında, suça konu motosikleti olay günü saat 09.30 sıralarında ... Market yanına zincirle demirlere kilitlediğini belirttiğinin, kovuşturma aşamasında ise, motosikleti park ederken herhangi bir yere sabitleyip sabitlemediğine dair beyanı bulunmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocukların motosikleti ne şekilde çaldıklarına dair beyanlarının bulunmadığı ve dosya kapsamındaki güvenlik kamera görüntülerinde de motosikletin çalınma anını gösterir bir kaydın olmadığı hususları göz önünde bulundurularak, motosikletin park edildiği yer ve herhangi bir yere sabitlenmiş olup olmadığı şikâyetçiye açıkça sorularak sonucuna göre, suça sürüklenen çocuklar hakkında, suçun işlenildiği yerin bina eklentisi dahilinde olduğunun ya da motosikletin açıkta bırakılmasına rağmen sabit bir yere kilitlendiğinin tespiti halinde suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinin uygulanması, suça konu motosikletin açıkta ve herhangi bir yere sabitlenmeden bırakıldığının tespiti halinde ise aynı Kanun'un 142/1-e maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.