Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2013 tarihli ve 2013/6624 Esas sayılı iddianamesiyle, çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli, 2013/102 Esas, 2015/344 Karar sayılı kararı ile sanığın, olay tarihinde katılan mağdurenin üzerine çıkmak suretiyle boynundan öpmeye çalışması şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemine ilişkin, mevcut delillerin değerlendirilmesiyle, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2.c ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdure ve ablası ...'nin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmasına, temyiz dışı mağdure ...'nin yargılama aşamasında sanığın katılan mağdureye yönelik eylemi olmadığına ilişkin ifadelerine takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalarda değişmeyen savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki olayın gerçekleştiği yer ve zamana ilişkin çelişkili anlatımları, kovuşturma aşamasında katılan mağdurenin ablası temyiz dışı mağdure ...'nin sanığın katılan mağdureye yönelik eyleminin olmadığına ilişkin beyanı ile 02.11.2015 havale tarihli dilekçe içeriği ve dosya kapsamı nazara alındığında, katılan mağdurenin başka delille desteklenmeyen soyut beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.