İNCELENEN KARARIN;

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 gün ve 2019/14 Esas, 2019/254 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26.09.2019 gün ve 2019/1480 Esas, 2019/1695 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; tanık beyanlarına göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt evlerinde kaldığı, kaldığı evin sorumlusu olarak ev abisi konumunda örgüt içerisinde görev aldığı, 2015-2016 yıllarında yürüttüğü ev abiliği döneminde kullanımındaki ... numaralı telefon hattı üzerinden örgütün gizliliği sağlamak amacıyla geliştirdiği ve üyelerinin kullandığı ByLock isimli program kullanıcısı olduğunu, tüm deliller kül halinde birlikte değerlendiriliğinde; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın atılı suçu işlediği kanaati oluşturacak örgütsel eylemleri işlediği konusunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve net bir kanı hasıl olmadığından sanığın üzerine atılı TCK'nın 314/2, 53/1,58/9,63,3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 maddeleri uyarınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama sonunda sanığa yüklenen suç açısından, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26.09.2019 gün ve 2019/1480 Esas, 2019/1695 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2024 tarihinde karar verildi.