Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Katılan ... İdaresi vekilinin münhasıran suçta kullanılan araca yönelik temyiz isteği yönünden, araçla ilgili olarak iddianamede müsadere talebi bulunmadığı gibi Mahkemece de aracın müsaderesi ile ilgili bir karar verilmemesi karşısında araçla ilgili temyiz incelemesine konu bir kararın mevcut olmadığı, bu nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sanığın temyiz isteği yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi; münhasıran suçta kullanılan ... .. plakalı aracın müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebebi; savunması doğrultusunda hakkındaki hükmün bozulması talebine ilişkindir.

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Katılan ... İdaresi vekilinin münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebinde bulunduğu gözetilerek araçla ilgili olarak iddianamede müsadere talebi bulunmadığı gibi Mahkemece de aracın müsaderesi ile ilgili bir karar verilmemesi karşısında araçla ilgili temyiz incelemesine konu bir kararın mevcut olmadığı anlaşıldığından katılan ... İdaresi vekilinin temyizine yönelik inceleme yapılmamıştır.

B. Sanığın Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık ... hakkındaki 28.04.2013 tarihli eylem yönünden, istihbari çalışmalar sonucunda 25 RA .. plakalı aracın öncülüğünde sigara kaçakçılığı yapılacağı bilgisinin alınması üzerine yolda yapılan kontrolde; bahse konu aracın içerisinde sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in bulunduğu ve araçta herhangi bir suç unsurunun bulunmadığı tespitinden sonra aynı kontrol noktasına yakın mesafedeki yolların kontrolü esnasında ... .. plakalı aracın köy yoluna geri dönüş yaparak hızlı biçimde uzaklaştığı, takip edilen aracın bir kargo toplama merkezinin bahçesinde park halinde olduğu, bu esnada kimlik bilgileri kargo toplama merkezindeki görevlinin beyanları ile sonradan tespit edilen dava dışı ... ile ...'ın kullandıkları aracı bırakıp bahse konu kargo merkezi binasından izlerini kaybettirerek kaçtıkları, araca dışarıdan bakıldığında sigaraların görülmesi üzerine önleme araması kararına istinaden yapılan arama sonucu 1.120 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği, ... ile ... hakkında bu davadan ayrı biçimde yargılamanın yapıldığı, iletişimin tespiti kapsamında kayıt altına alınan konuşmalara göre sigaraların temyiz dışı ...'dan temin edildiği, sigara taşıyan araçtaki ... ile ...'a ise sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in aracıyla öncülük yapıldığı, sigara taşınan araçtan alınan parmak izlerinin sanık ...'ün parmak izleriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... hakkındaki 03.06.2013 tarihli eylem yönünden, yolcu otobüsünde önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın bagajında bulunan sanığa ait valizden 40 karton kaçak sigara ele geçirildiğinin tespiti üzerine sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... üzerine atılı suçlarına ilişkin savunmalarında; 28.04.2013 tarihli eylem yönünden suça konu araca öncülük yapmadığını, ... ile aralarında telefon görüşmesi olmadığını, sanıklardan sadece ...'ı amcası vasıtasıyla tanıdığını, ... ile herhangi bir biçimde görüşmediğini, kaçak sigara ile ilgili bir telefon görüşmesi yapmadığını; 28.04.2013 tarihli eylem yönünden sigaraların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Sanık ...'ün 03.06.2013 tarihli eylem yönünden müdafii eşliğindeki kolluk ifadesinde ise ... ile aralarında kahveye gidecekleri için bir konuşma geçtiğini beyan etmiştir.

Sanık ... hakkındaki 28.04.2013 tarihli eylem yönünden, sigaraların yakalandığı saatin öncesi ve sonrasında sanık ...'ün iletişimin tespiti kapsamında kayıt altına alınan konuşmalarına göre sigaraları taşıyan araçta bulunan ... ile saat 19.27 ve 19.36'da birbirlerine konumlarını bildirmiş olmaları, sanık ...'ün içinde bulunduğu araç ile sigara taşıyan aracın aynı kontrol noktasından geçmiş olmaları, sigara taşınan araçta hiç ilgisi olmadığı halde sanık ...'ün parmak izinin tespit edilmesi, sanık ...'ün yine dinleme kayıtlarına göre sigaraların yakalandığını dava dışı bir kişiye söylemiş olması, Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 1.120 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması; sanık ... hakkındaki 03.06.2013 tarihli eylem yönünden ise sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 40 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sanığın ve otobüs muavinin imzasının bulunduğu suç tutanağına göre sanığa ait valizden sigaraların ele geçirilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın her iki eyleme yönelik savunmalarının suçtan kurtulmaya dönük olduğu kabul edilip sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanık ... ve temyiz dışı sanıkların kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katıldığının anlaşılması karşısında; 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleştiği ve sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında teşdiden belirlenen temel cezaya göre suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve tatbik edilen kanun maddelerinin daha lehe olduğu; dosyanın evveliyatında aleyhte temyiz bulunmadığı nazara alınarak zincirleme suç oluşturduğundan birleştirilmesine karar verilen iki ayrı dosyada verilen ceza miktarı toplamlarından daha fazla cezaya hükmedilemeyeceği kabulüyle kazanılmış hakka aykırı biçimde sanık hakkında cezaya hükmedilmediği anlaşıldığından Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

1.Doğrudan verilen 1562 gün adlî para cezasının 20,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi ile neticeten "31.240,00 TL" yerine "45.000,00 TL" olarak belirlenmesi,

2.... ve ... hakkında açılan kamu davası kapsamında el konulan ve müsaderesi talep edilen 11.200 paket kaçak sigaranın müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanığın Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 8 ve 9 numaralı bentlerinde yer alan "45.000,00 TL" ibareleri çıkarılarak yerlerine "31.240,00 TL" ibarelerinin eklenmesi, hükmün müsadereye ilişkin 16 numaralı bendinde yer alan "11.600" ibaresi çıkarılarak yerine "400" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.