Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1-Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 20.06.2016 tarihinde sanıklar müdafiinin, farklı dosyada suça sürüklenen çocuğun ifadesinde hazır bulunması nedeniyle duruşmaya katılamayacağına ilişkin bildirimde bulunarak mazeret dilekçesi sunmasına rağmen mazerete yönelik bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek, sanıklar müdafiinin yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması süretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2-Sanık ...'nın hüküm tarihinde Gaziantep E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 20.06.2016 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.