Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanığın ve katılan ...'nda zabıta memuru olarak görev yapan ...'ın 15.04.2016 tarihli duruşmada, sanığın durakta meydana gelen zararı giderdiğini beyan etmeleri karşısında; zararın hangi aşamada giderildiği netleştirildikten sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1 veya 168/2. maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, soruşturma aşamasında zararın giderildiğinin kabulü ile aynı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.