İstinaf başvurusunun esastan reddine Başkanlığı vekili, davalı-davacı ... vekili, davalı-davacı ...

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar ..., ..., Asli müdahiller ..., ... ve ..., dahili davalılar ..., ..., ..., mirasçılar ..., ... tek dilekçe ile, davacı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, dahili davalı ... vekili, davalı-davacı ... vekili, davalı-davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kullanım kadastrosu sonucunda, Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Köyünde kain 287 ada 2 parsel sayılı 1.113,06 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’ın 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 3 parsel sayılı 832,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nin 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 4 parsel sayılı 812,56 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nin 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 5 parsel sayılı 797,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nin 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 6 parsel sayılı 786,27 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’in 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 7 parsel sayılı 496,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’ın 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 8 parsel sayılı 500,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’in 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 9 parsel sayılı 500,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "...’nin 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 10 parsel sayılı 585,10 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nun 1997 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 11 parsel sayılı 527,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nun 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 13 parsel sayılı 1.905,40 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nun 1992 yılından beri kullanımındadır. İş bu parsel üzerinde bulunan bir katlı ahşap ev kendisine aittir." ; 287 ada 14 parsel sayılı 910,05 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nun 2009 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 15 parsel sayılı 669,11 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nun 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 16 parsel sayılı 829,15 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nın 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 17 parsel sayılı 637,81 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nun 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 18 parsel sayılı 715,76 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’ın 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 19 parselsayılı 211,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ... Köyü Tüzel Kişiliği’nin 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 20 parsel sayılı 1.838,02 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nun 1992 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 21 parsel sayılı 426,73 m ² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’ın 1994 yılından beri kullanımındadır." ; 287 ada 22 parsel sayılı 845,44 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...’nun 1992 yılından beri kullanımındadır." şerhi yazılmak suretiyle ayrı ayrı tarla vasfıyla; 287 ada 12 parsel 201,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, kullanıcı şerhi verilmeksizin, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesiyle, tüm taşınmazların kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak, adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle; birleşen dosyanın davacısı ... dava dilekçesiyle, 287 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kendi kullanımında olduğu iddiasıyla, adına kullacı şerhi verilmesi istemiyle; birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesiyle, 287 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kendi kullanımında olduğu iddiasıyla, adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle; birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları dava dilekçeleri ile, 287 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kendi kullanımlarında bulunduğu iddiasıyla, adlarına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle; birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları ise, 287 ada 3,6,8,9 parsel sayılı taşınmazların ortak murisleri olan babaları ...'dan intikalen geldiği ve taksim yapılmadığı iddiasıyla, muris ... mirasçıları adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmışlar ve asli müdahil ... ve arkadaşlarının, davacı ... ve arkadaşları tarafından 287 ada 3,6,8,9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davaya müdehale talepleri kabul edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " ... eldeki asıl ve birleşen dosyalar incelendiğinde taleplerin kullanım kadastrosu çalışmalarına itiraz niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu dava kapsamında araştırılması gereken husus kanunun öngördüğü tarih itibariyle taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin kimin tarafından kullanıldığıdır. Bu kapsamda keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları değerlendirildiğinde; davacı ... tanıklarının somut olaya dayalı bilgi vermedikleri ve verdikleri bilgilerin ekonomik amaca uygun zilyetliğin bu davacı tarafından sağlanmadığını göstermektedir. Gerek mahalli bilirkişiler gerekse tespit bilirkişileri bu yerlerin ... ailesine mensup kişilerce kullanıldığını beyan etmişler, ancak gerek onlar gerekse bir kısım tanıklar bu aileden farklı farklı isimleri öne sürmüşler fakat esas olarak bu taşınmazın ataların .... geldiğini beyan etmişlerdir. Birleşen dosya davacıları dosya içerisindeki belge ve beyanlara göre taşınmazların bizzat kendileri tarafından kullanıldığını ispatlayamamışlar ancak somut olayda uyuşmazlık dışı kalan tek konu bu yerlerin birleşen dosya davacılarının atası ... zilyetliğinde olduğu ve 13 parseldeki evin ... tarafından yapıldığıdır. Bu yerleri zaman zaman farklı mirasçıların kullandığı ve usulüne uygun bir taksimin varlığının da ispatlanamadığı görülmekle kullanan şahısların miras haklarına istinaden burayı kullandığı kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davaların kısmen kabulüne, dava konusu Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Köyü 287 ada 2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,20,21,22 parsel nolu taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptallerine ve parsellerin “ 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Muris ... ’nun mirasçıları adına ve payları oranında kullanımlarındadır. ” ibaresi tutanağın beyanlar hanesinde belirtilmek suretiyle taşınmazın tarla vasfıyla tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacılar ..., ..., asli müdahiller ..., ... ve ..., dahili davalılar ..., ..., ..., mirasçılar ..., ... 02.05.2019 tarihli tek dilekçe ile davacı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekilinin tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince; "İlk derece mahkemesince toplanan deliller, yapılan keşif esnasında dinlenen taraf tanıkları ve yerel bilirkişi beyanları, teknik bilirkişi raporları, davalı parsele ait tesbit tutanağı içeriği ile tüm dosya kapsamına göre, ileri sürülen istinaf nedenleri ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355/1 maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme sonucunda, taşınmazın tarafların ataları olan Sarı ...'dan kaldığı, kullanan şahısların miras haklarına istinaden burayı kullandıkları kanaatine varıldığı, bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus olmadığı" gerekçesiyle, istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili, dahili davalı ... vekili, davalı - davacı ... vekili, davalı - davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar davacı ... ıin davasının reddi yönünden usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Dahili davalı ... vekilini temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya kapsamına göre, kadastro çalışmasında ... Köyü Tüzelkişiliği adına kullanıcı tespiti yapılan 287 ada 19 parsel sayılı taşınmaz hakkında kullanıcı şerhine yönelik tespite itiraz davasının sadece davacı ... tarafından açıldığı, bu taşınmaz hakkında açılmış başkaca bir dava bulunmadığı anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince, davacı ...' ın davasının reddedilmiş olması nedeniyle bu taşınmaz yönünden tespit gibi tescile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, kabule göre de; İlk Derec Mahkemesince, davada kendisi vekille temsil ettiren dahili davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken " 3402 sayılı Kanun'un 31/son. maddesi gereğince kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ..., davalı ... Belediyesi, davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... vekilleri yararına takdiren belirlenen 400,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Müdürlüğüne verilmesine," şeklinde sadece ... lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması da usul ve yasaya uygun bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3. Davalı - birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, 287 ada 13 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, ... tarafından Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 2011/1108 Esas 2015/195 Karar sayılı dava dosyası ile açılan davada ...' nun davalı olarak yer aldığının ve söz konusu davanın yargılaması neticesinde verilen ... adına olan kullanıcı şerhlerinin iptali ile ... mirasçıları lehine kullanıcı şerhi konulmasına ilişkin hükmün ... tarafından temyiz edilmediğinin anlaşılmasına göre, davalı - davacı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

b. Ancak; 287 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti, davalı ... kullanımında olduğu yönünde şerh verilmek suretiyle yapılmıştır. Bu taşınmaz hakkında temyize konu eldeki dosyada iki adet tespite itiraz davası mevcut olup, bunlardan ilki asıl dosyada ... tarafında, diğeri ise birleşen 2017/66 Esas sayılı dava dosyasında ... tarafından açılmıştır.
Davacı ..., birleşen davada, taşınmazın kendi kullanımında olduğu iddiasıyla adına kullanıcı şerhi konulmasını talep etmiştir.
Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, keşifte alınan beyanlar, teknik bilirkişi raporları incelendiğinde, birleşen dosya davacısı ...' nun davasının kabulü ile kadastro tespitin iptaline ve davacı ... adına kullanıcı şerhi tesisine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince, ... mirasçıları lehine kullanıcı şerhi konulması istemiyle açılmış bir dava bulunmadığı halde, taşınmazın ... mirasçılarının kullanımında bulunduğu yönünde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

c. Yine; dava konusu 287 ada 5 parsel sayılı taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında davalı ...' nin kullanımında olduğu yönünde şerh verilmek suretiyle tespit edilmiştir. Bu taşınmaz hakkında temyize konu eldeki dosyada iki adet tespite itiraz davası mevcut olup, bunlardan ilki asıl dosyada ... tarafında, diğeri ise birleşen 2018/176 Esas sayılı dava dosyasında ...'nun da aralarında bulunduğu ... ve arkadaşları tarafından açılmıştır.
Davacı ... ve arkadaşları, birleşen davalarında, taşınmazın ortak murisleri olan babaları ... 'dan intikalen geldiğini ve aralarında taksim yapılmadığını ileri sürerek, muris ... mirasçıları adına kullanıcı şerhi konulmasını talep etmişlerdir.
Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, keşifte alınan beyanlar, teknik bilirkişi raporları incelendiğinde, birleşen dosya davacılarının davalarının kabulü ile kadastro tespitin iptaline ve muris ... adına kullanıcı şerhi tesisine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince, ... mirasçıları lehine kullanıcı şerhi konulması istemiyle açılmış bir dava bulunmadığı halde, taşınmazın ... mirasçılarının kullanımında bulunduğu yönünde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

4. Davalı - birleşen dosya davacısı ...'nun temyiz itirazlarının incelenmesinde;

a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve dava konusu 287 ada 2 parsele ilişkin hüküm yönünden temyiz edenin sıfatına göre, davalı - birleşen dosya davacısı ...'nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir

b. Ancak; dava konusu 287 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti, davalı - birleşen dosya davacısı ... kullanımında olduğu yönünde şerh verilmek suretiyle yapılmış olup, bu taşınmazla ilgili temyize konu eldeki dosyada sadece ... tarafından tespite itiraz davası açıldığı, bu taşınmaza ilişkin açılmış başkaca bir davanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, davacı ...' ın davasının reddine karar verilmiş olması karşısında, bu taşınmaz hakkında tespit gibi tescile karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, bu yönden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Davacı ... vekilinin tüm ve davalı - davacı ... vekili ve davalı - davacı ...'nun sair temyiz itirazlarının yukarıda (1), (3.a) ve (4.a) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle REDDİNE;

Davalı - davacı ... vekili, davalı - davacı ... ve dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2), (3.b-c) ve (4.b) nolu bentlerde açıklanan nedenlere kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 Tarihinde oy birliğiyle karar verildi.