Davacı,ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren varsa SSK ve ... sigortalılığı dışında kalan sürelerde Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkemece istem 1.6.1997 tarihinden itibaren zorunlu sigortalılık ve 2925 sayılı Kanunla çakışmayan sürelerde kabul edilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım ... hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek ...’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. ...’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan ... Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır. ..../....

....2....

Yapılan incelemede ilk tevkifat kesintisinin 20.5.1997 Tarihinde yapıldığı, ilk tevkifat kesintisi tarihinden sonra 1998,1999,2001,2002,2003,2004,2005 yıllarında ... prim kesintisi yapıldığı, Ziraat Odası kaydının 5.2.1998 tarihinde; ... Kooperatifi kaydının 1.6.1990 tarihinde yapıldığı, Tarım Kredi Kooperatif Kaydının bulunmadığı tapuda 29.6.2001 intikalen alınan 8967 m² arazisinin bulunduğu, ...’a 1.6.2004 tarihinde kayıt ve tescilinin yapıldığı,tespit istenen tarihler arasında 1479 sayılı Kanuna yada 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu veya isteğe bağlı sigortalı çalışmalarının bulunmadığı, Ziraat Bankası, Tarım Müdürlüğü, Tarım Kredi Kooperatif kaydı gibi kuruluşlardan tarımsal amaçlı kredi kullanmadığı,zabıta araştırması ile muhtarlık beyanında 30 yıldır çifçilikle geçindiği başkaca geliri olmadığı görülmüştür.
Mahkemece tesis edilen sigorta başlangıç tarihinin 1.6.1997 olarak kabulü yerinde ise de,davacının 1.6.2004 tarihinde tescil olduğu ve 1.6.1997 tarihinden dava tarihine kadar tespite karar verilmesi, keza ihtilaf konusu dönemde Tarım ... sigortalılığı ile çakışan 506 sayılı Kanuna, 1479 sayılı Kanuna, 2925 sayılı Kanuna tabi hizmeti olmadığı, halde 1.6.1997-13.4.2011 tarihleri arasında çakışan sürenin dışlanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.

Hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine;
“1-Davacının ilk pirim kesintisinin yapıldığı 20.5.1997 tarihini takip eden aybaşı olan 1.6.1997 tarihinden 1.6.2004 tarihine kadar 2926 sayılı Kanuna tabi Tarım ... sigortalılığının tespitine, fazla istemin reddine.

2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına

3-Davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.100.00 TL Avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya, davanın kısmen kabulü nedeniyle 1.100.00 TL Avukatlık ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafça yapılan 37.00 TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre takdiren 20.00 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 26.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.