Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz taleplerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin münhâsıran suçta kullanılan nakil aracına ilişkin olduğu belirlenmiştir.

2.Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre; 03.10.2014 günü kolluk görevlilerince oluşturulan uygulama noktasında durdurulan yolcu minibüsünde Bitlis Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan önleme araması kararına istinaden yapılan aramada araçta muavin olarak bulunan suça sürüklenen çocuk ...'a ait 205 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği, suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve suça sürüklenen çocuk ...'ın tüm aşamalarda atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.

A. Nakil Aracı Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği cihetle malen sorumlu tarafından nakil aracının kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilerek iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Suça sürüklenen çocuk savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ticari miktar ve mahiyette gümrük kaçağı sigara ile yakalanan suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

1.Talimat mahkemesince bozma ilâmı üzerine suça sürüklenen çocuğun bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen "... Merkez Siirt" adresine yapılan tebligatın bila tebliğ iade olması üzerine o tarihteki MERNİS adresine 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, bildirdiği adresten farklı ve dosya kapsamına göre ne şekilde belirlendiği tespit edilemeyen bir adreste kardeşi ...'a tebliğ edildiği belirtilmiş ise de suça sürüklenen çocuğun adreste bulunmama sebebi ve bu kişinin tebligatı almaya ehil olduğuna dair şerh bulunmadığından tebligatın geçerli sayılamayacağı gözetilerek yapılan incelemede,

15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtar yapılmayan suça sürüklenen çocuğa, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı katını ödemesi halinde cezasında ''1/2'' oranında indirim yapılacağının usûlüne uygun olarak tebliğ edilmediği gözetilmeden yargılamanın sonlandırılması,

2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin 29.12.2014 olduğu,

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede; suça sürüklenen çocuğa ilişkin kesinleşen Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/368 Esas, 2021/581 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin 08.12.2014,29.12.2014 ile iddianame tanzim tarihlerinin 21.01.2015,23.01.2015 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların celp edilerek incelenmesi ve kesinleşmiş cezanın mahsup edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Nakil Aracı Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden suça sürüklenen çocuk ...'ın mahkûmiyetine ilişkin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.