Sanıklar ..., ... hakkında beraat, sanık ... hakkında hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
I) Müşteki Maliye Hâzinesi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Suçtan doğrudan zarar görmeyen ...’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, müşteki vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Sanık ... müdafii ve katılan Türkiye İş Bankası A.Ş vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
Zimmet suçunun konusunu oluşturan para miktarındaki değer azlığı karşısında; 5411 sayılı Kanun'un 160. maddesinin son fıkrasına göre, sanık hakkında tayin edilen cezada indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre ise;
Sanık mudi ...’in hesabından 30.09.2010 tarihinde gerçekleştirdiği zimmet tutarını 15.11.2010 tarihinde, banka kasasında 07.10.2010 ve 08.10.2010 tarihinde oluşan kasa noksanlarını ise zimmetin tespit edildiği 14.10.2010 tarihinde tamamen giderdiğinin anlaşılması karşısında, banka zararının tamamının soruşturma başlamadan önce giderilmesi nedeniyle sanığın cezasından 5411 sayılı Kanun'un 160/4. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan Türkiye İş Bankası A.Ş vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.