Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli, 2014/224 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, birlikte kaçtıkları mağdureyi ayarladığı eve götürdükten sonra mağdure ile birbirlerini öpmeleri, üst kıyafetlerini çıkardıktan sonra sanığın mağdurenin göğüslerini öpmesi şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerde, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.c, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5,62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin yaşını sanıktan gizlediği, şikayetçi olmadığı, şikayet şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanığın Temyiz İsteği
Evlenme niyetiyle kız kaçırdığı, mağdureye zarar vermediğinin niyetinin göstergesi olduğu ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
Sanığın aşamalardaki mağdurenin yaşını on yedi, on sekiz olarak bildiğine ve son bir yıldır da duygusal olarak beraberlikleri olduğuna ilişkin savunmaları ile mağdurenin kovuşturma aşamasında sanığa on sekiz yaşında olduğunu söylediği şeklindeki beyanı, mağdurenin olaydan hemen sonra alınıp, heyetçe izlenen görüntülü ifadesindeki fiziksel özellikleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesi hükümlerine göre hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin suç tarihi itibariyle görünüm olarak on beş yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınarak sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak mahkemenin dosyadaki tüm verilerle beraber kendi gözlemini de belirterek tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli, 2014/224 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.
Mevcut nüfus kaydına göre 10.05.2000 doğumlu olan ve olay tarihinde 14 yıl 3 aylık olan mağdureye karşı gerçekleştirilen eylemlerle ilgili olarak; sanığın tüm aşamalarda, mağdurenin yaşını bilmediğine yönelik savunması karşısında, savcılıkta verdiği "Bu olay 15-20 dakika kadar sürdü. Daha da ileriye gitmedik. Daha sonra ustam olan Mustafa Çiçek'i arayarak Ayşe kaçırdığımı ve ailesi ile aramızı bulmasını istedim. O da bana kızın yaşı küçük yerinizi tespit ederler başın belaya girer dedi" şeklindeki beyanı, mağdurenin 22.10.2014 tarihli celsede" sanığı on yıldan beri mahalleden tanırım, ben Karacasu Beylerbeyi Ortaokulunda okurken orta sondan terk ettim, sanık benim orta okulda okuduğumu biliyordu" şeklindeki ifadesinden sanığın kendisini çok uzun süreden beri tanıyor olması mağdurun 15 yaşından küçük olduğunu bildiği, dosya içerisinde mağdurenin 2013/2014 eğitim-öğretim yılında 8 yıllık zorunlu eğitimi tamamladığına yönelik öğrenim belgesi içeriği, dosya içerisinde Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi'nden alınan 16.12.2014 tarihli ve Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 08.04.2015 tarihli rapor içerikleri dikkate alındığında, olay tarihindeki yaşı itibariyle mağdurenin yaşını bilebilecek olgunlukta olan sanığın, mağdurenin yaşının küçük olduğunu düşünüp, bunun bilincinde olarak hareket etmesi ve yaşı küçük mağdureye karşı gerçekleştirdiği cinsel eylemleri mağdurenin rızası dahilinde olsa dahi gerçekleştirmemesi gerektiği, bu haliyle sanığın eyleminlerinin çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu kanaatinde olduğumdan ve hata hükümleri tartışılarak verilen mahkumiyet hükümlerinin yerinde olduğu düşüncesinde olduğumdan sayın heyetin eksik araştırma ve yetersiz gerekçeye dayalı bozmaya yönelik görüşüne de iştirak etmiyorum.