Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait ... plaka sayılı hatlı ticari minibüste 01/12/2004 tarihinden davalı işverence iş sözleşmesinin haksız feshedildiği 11/09/2013 tarihine kadar şoför olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile kötüniyet tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve tatil çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini 11 Eylül 2013 tarihinde araçta tek çalışmak istemesi ve bu talebinin kabul edilmemesi üzerine anahtar ve ruhsatı teslim ederek feshettiğini, bu durumun şahitler ile tutanak altına alındığını, kendisi ihtarname ile işe davet edilse de olumlu cevap alınmadığını, davacı tarafından keşide edilen İhtarnamenin ise adres yanlışlığı nedeni ile geç tebliğ alındığını, davacının iddiasının aksine 03/11/2010 tarihinde işe başladığını, davacı tarafından ücrete dair delil olarak sunulan belgenin kredi alabilmesi için verildiğini, asıl ücretinin asgari ücret olduğunu, çalışma şeklinin ise hafta içi sabah 07: 00 - 13: 00-13: 30,12: 30-20: 00-20: 30 saatleri arasında olduğunu, gün içinde kardeşi olan ...'le dönüşümlü olarak çalıştığını, fazla mesai yapmadığını, haftada 5 gün çalıştığı için hafta tatili alacağı olmadığını, resmi ve dini bayramlarda durağın yat uygulaması nedeni ile çalışması olmadığını, kötüniyet tazminatının talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Bozmaya uyulmakla Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Kanun ile birlikte belirsiz alacak davası açma imkanı tanınarak belirsiz alacaklar bakımından hak arama özgürlüğü genişletilmiş; bununla bağlantılı olarak da hukuki yarar bulunmadan kısmi dava açma imkanı sınırlandırılmakla birlikte, tamamen kaldırılmamıştır. Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir.

Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda dava dilekçesinin içeriğinden davanın “kısmi dava” olarak açıldığı anlaşılmış olup Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile dava konusu alacaklarının belirsiz alacak davası ile talep edildiği kabul edilerek davalı tarafça davacının 20/02/2016 tarihli ıslah dilekçesine karşı 10/03/2016 tarihinde süresinde yapılan zamanaşımı savunmasının değerlendirilmemesi ve kıdem tazminatı dışında hüküm altına alınan alacak taleplerinin dava ile talep edilen kısmına dava tarihinden, ıslah ile talep edilen kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gözetilmeden dava tarihinden faize hükmedilmesi hususları hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.