Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında aynı olay sebebi ile Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarih, 2013/122 Esas, 2015/331 Karar sayılı dosyası ile hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b, 142/1-e maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği ve mala zarar verme suçu yönünden suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/14483 Esas, 2020/1824 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan kurulan hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, bunun üzerine sanık hakkında suç duyurusunda bulunularak 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesi gereğince mala zarar verme suçundan cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin hırsızlık ve mala zarar verme suçları olduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 253/3-2. cümlesi gereğince TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu uzlaşma kapsamına girmeyeceğinden Tebliğnamede'ki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 22.03.2013 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 21.05.2013 olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınan Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2013 kesinleşme tarihli ve 2010/1225 Esas, 2012/2957 Karar sayılı mahkumiyetine konu suçun TCK'nın 141/1. maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ait olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alınan bu suçtan dolayı uyarlama yargılaması yapılıp düşme kararı verildiği ve sanığın tekerrüre esas alınabilecek başkaca sabıkasının olmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.