İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Milas 1. Ceza Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli 2017/207 Esas, 2018/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine mahkumiyet hükmü kaldırılarak 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi yollamasıyla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; yasa değişikliğinin imar mevzuatına aykırılığı ortadan kaldırmadığına, imara aykırı yapılar için kullanım ... getirdiğine, ceza yargılamasına ilişkin hüküm öngörmediğine, usul ve yasaya aykırı olarak düşme kararı verildiğine bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın ruhsata aykırı olarak bina vasfında yapı yaptığının ve aykırılığın giderilmediğinin kabulüyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın savunması, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamı karşısında; dava konusu ruhsatsız yapıya ilişkin yapı kayıt belgesi alınması ve 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin gözetilmesiyle ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
A.Katılan Vekilinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden Yapılan İncelemede
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında düşme kararı verilmesinde, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2024 tarihinde karar verildi.