HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin münhasıran sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyizde bulunduğu, sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı kurulduktan sonra temyiz incelemesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyanın 7242 sayılı Kanun nedeniyle mahalline iadesine karar verilmiş ise de Mahkeme tarafından tebliğname düzenlenmek üzere dosyanın geri gönderilmesinin isabetli olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran beraat eden ...'ın cezalandırılması gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Sanık ... müdafii süre tutum dilekçesi vermiştir.

Suç tarihinde, sanık ...'in araçtan çıkartarak kaldırım üzerine koyduğu kolileri sanık ...'a verdiğinin görevlilerce görülmesi üzerine önleme araması kararına istinaden yapılan aramada kolilerin içerisinde 400 adet 200 ml'lik şişeler halinde kaçak alkollü içki ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5-10. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanıklar savunmalarında suçu kabul etmemiştir.

A. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tutanağına göre sanık ...'ın diğer sanık ile birlikte içkileri taşırken suçüstü yakalanması, Dairemiz uygulamalarına göre ele geçen kaçak eşyanın ticari miktar ve mahiyet arz etmesi, tanımadığı bir kimseye ait kolileri taşıdığına dair sanık ...'ın savunmasının suç tutanağının içeriği ve olayın gelişimi itibarıyla açıkça suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında atılı suça iştirak eden sanık ...'ın UYAP'tan temin edilen kayıtlarına göre kesinleşen Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/617 Esas, 2021/455 Karar sayılı mahkûmiyet hükmü ile iş bu dosyadaki eyleminin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığı da tartışılıp zincirleme suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi uygulanarak kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmek suretiyle mahkûmiyeti yerine yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık ... Müdafiin Anılan Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık ...'in uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 400 şişe (80 litre) kaçak alkollü içki ele geçirilmiş olması, içmek amacıyla eşyanın bulundurulduğu beyan edilmiş ise de suça konu alkollü içkinin miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırının üzerinde olması, bilirkişi raporuna göre bandrolsüz olduğu görülen alkollü içkilerin temin ediliş biçimi nazara alınarak bu özelliği bilinerek taşındığının dosya kapsamından anlaşılmasına göre sanık ...'in eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;

1.Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delâletiyle 3/5-10-23 ve 5/2. maddeleri değerlendirilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

3.Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 17.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin 02.04.2015 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1157 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 03.02.2015, iddianame düzenleme tarihinin 23.10.2015 olduğu,
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, uygun görülmesi halinde dosyaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması,

4.Bilirkişi raporunda belirtilen CIF değer esas alınarak Gümrük İdaresi'nden kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının temin edilmemiş olması,

5.Suç konusu kaçak alkollü içkinin tamamının müsaderesi gerekirken numune olarak alınan içkilerin müsaderesi ile yetinilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık ... müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.