İNCELENEN KARARIN;

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2020 tarih ve 2020/49 Esas ve 2020/196 sayılı kararı ile sanık hakkında;

a. Devletin Birligini ve Ülke Bütünlüğü Bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan,
b.1.Müşteki ...'e yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 302 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının a ve b bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b.2.Mağdurlar ...,... ve ...'e yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 302 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının a ve b bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

c.Mağdurlar ... ve ...'e yönelik eylemi nedeniyle Nitelikli Yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının a-c-d-f-g bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı iki kez 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/401 Esas, 2021/547 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle;

1-Sanığın kolluk ifadesi alınırken bulunması zorunlu müdafii olmaksızın ifade alındığına, bu nedenle beyanlarının hükme esas alınamayacağına,

2-müşteki ...’e 11.09.2017 tarihinde yapılan Fotoğraf Teşhis Tutanağı PVSK’ya aykırı olduğundan hükme esas alınmaması gerektiğine,
3- 28.08.2015 Nazimiye Olayı ile ilgili yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna,

4-Sanık hakkında mükerrer nitelikteki iddianamenin kabul edilmesi ve neticede verilen karar ile aleyhe bozma yasağına ve ceza sonucunu değiştirmeyen “müktesep hak” ilkesine de aykırı karar verildiğine,

5-Dosyadaki tüm müşteki, katılan ve tanık beyanlarının sanığın beyanlarını destekler mahiyette olduğuna, sanığın samimi beyanlarında belirttiği üzere içerisinde yer aldığı grubun üstlenme bölgesinin, faaliyet alanının yol kesme eylemlerinin gerçekleştiği bölgenin çok yakınında olduğu ve bu nedenle orada bulunduğu, kendisinin yerel mahkeme kararında belirtildiği üzere örgütün vehamet arz eden hiçbir eyleminde yer almadığına,

6-Müşteki ...'in beyanlarının çelişkili, tutarsız ve dosya kapsamı ile uyumsuz olduğuna,

7-Eyleme katılmayan sanık hakkında TCK 302 nci maddesi değil 314/2 nci maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğine,

8-Lehe delillerin toplanmadığına,

9-Sanığın eylemler yönünden iradesinin sakatlandığına,

10-Yetersiz delil ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna,

11-Suçun unsurlarının oluşmadığına,

12-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin Devletin Birligini ve Ülke Bütünlüğü Bozma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Nitelikli Yağma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre yapılan incelemede,
28.08.2015 tarihinde sahiplerinden yağmalanarak ele geçirilen araçlarla Nazimiye İlçe jandarma karakoluna ve İlçe emniyet müdürlüğüne gerçekleştirilen saldırılar ile ilgili olarak, Tunceli İl Jandarma Komutanlığına olay yeri tespit tutanağının getirtilmesine ilişkin yazılan müzekkereye cevap verilmediği de nazara alınarak;
Sanığın bahse konu eylemlere eylemlere fail ya da şerik olarak katılıp katılmadığının kuşkuya mahal vermeyecek şekilde tespiti bakımından, mezkur olaylara ilişkin evrakın onaylı suretlerinin getirtilip, 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunarak tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/401 Esas, 2021/547 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2024 tarihinde karar verildi.