Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.02.2019 tarih, 2018/175 Esas, 2019/202 sayılı Kararı ile imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili tarafından istinaf başvurusu sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı bildirilen incelemeye konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile imara aykırılığın giderildiği anlaşıldığından, sanık hakkındaki kamu davasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine şeklinde, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan Kurum vekilinin temyiz isteğinin; yapı kayıt belgesi alınmasının yapı ruhsatı alınması anlamına gelmediğine, yapı kayıt belgesinin imara aykırılığı kapsayıp kapsamadığı araştırılmadan eksik incelemeyle hükmün kurulduğuna, bu nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İmar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın yapı kayıt belgesini alarak imara aykırılığı giderdiği gerekçesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16 ncı maddesi delaletiyla 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesi şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden,
İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 30.01.2019 tarihli yazısı ve ekinde yer alan dava konusu taşınmaza ait olduğu anlaşılan yapı kayıt belgesine göre, 7143 sayılı Yasa ile İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı madde kapsamında suça konu yer ile ilgili yapı kayıt belgesi düzenlendiği ve bu nedenle davaya konu binanın, ruhsata uygun hale getirildiği, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulama şartlarının oluştuğu, düşme kararının yasal dayanağı olan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; kişinin ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılan kamu davasının düşmesine karar verileceğinin düzenlenmesi ve hüküm türüne göre, katılan İdare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden
Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında katılan Kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2024 tarihinde karar verildi.