Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Onsekiz yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 20/09/2013 tarihli oturum ile hükmün açıklandığı 25/09/2013 tarihli oturumun kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden açık duruşma yapılarak 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; mahkemece gösterilen gerekçeler ile müştekinin zararının giderilmemiş olması karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Suça sürüklenen çocukların sokakta kapısı kilitlenmeden park edilmiş olan müştekiye ait aracı 500 metre kadar iterek götürdükten sonra düz kontak yapmak suretiyle aracı çalıştırmaya çalıştıkları ancak başaramayınca aracı hasarlı şekilde olay yerinde bıraktıklarının anlaşılması karşısında; eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı ve haklarında 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden tamamlanmış suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b- Kapısı kilitli olmayan müştekiye ait aracın düz kontak suretiyle çalınmaya kalkışılması şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması,
c- 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince suça sürüklenen çocukları savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuklara yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 29/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.