Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık lehine olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Sanığın deneme süresinde işlediği ikinci suç nedeniyle daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması sırasında, denetime ve infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Kabule göre de;
a) Şikâyetçi ...’in 06.07.2009 tarihli duruşmadaki ifadesinde gündüz vakti evinin etrafı duvarlarla çevrili bahçe kapısından giren sanığın, binanın giriş kapısının önüne kadar geldiğini, bu sırada bahçeye açılan balkonda bulunan telefonunu binaya girmeden alıp gittiğini belirttiğine göre, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen “bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
b) Şikayetçi ...'nin cep telefonunu alarak uzaklaşan sanığın, durumu kısa bir süre sonra farkeden şikayetçi tarafından, komşularının yer göstermesi üzerine yine yakın bir komşusunun müstakil evinin içinde yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığa atılı suç tamamlandığı halde teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
c) Sanığın şikâyetçi ...'ye karşı işlediği hırsızlık suçunda 1 yıl olarak belirlenen temel ceza üzerinden teşebbüs nedeniyle 1/2 oranında indirim yapılırken 6 ay yerine, 9 ay hapse ve bu miktar üzerinden 62. madde gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 5 ay yerine, 7 ay 15 gün hapis şeklinde hesaplanarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 29.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.