TCK'nın 85/1, 62/1,50/4-1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İnşaat mühendisi olan sanık ...’a ait boş dükkanın ara duvarını yıkmak için kalfası olan temyize gelmeyen sanık ...’ın iki vasıfsız işçiyi yetkilendirdiği, anılan işçilerden ...’in kendisinden 4,5 metre yüksekliğinde bulunan duvarın yıkımı sırasında yıkım için kullandığı kalasın üzerine devrilmesi sonucu öldüğü olayda, 23.10.2014 tarih ve 22.06.2015 tarihli 3'er kişilik bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen raporlarda işveren olan sanığın, yıkım işinde iş güvenliği konusunda alması gerekli önlemleri almayarak, gerekli denetimlerini yapmayarak, yıkım işini işçilerin insiyatifine bırakarak olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, kusura, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Sanık hakkında tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında 18.200 TL adli para cezası yerine 18.400 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 5. paragrafındaki "18.400 tl" ibaresinin çıkartılarak yerine "18.200 TL" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 26/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.