Davalı Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ile Milas Belediyesi vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b/2 ve 355 inci maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükmün düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına
Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 2006/647 Esas sayılı asıl dosya bakımından; Davanın ... Vereseleri yönünden 29.01.2016 tarihli Anlaşma ve Protokol Tutanağına (Sulh Sözleşmesine) göre kabulüne, davanın davalılar Muğla Büyükşehir Belediyesi, Milas Belediyesi, Maliye Hazinesi ve Orman Genel Müdürlüğü yönünden kabulüne, 2007/37 Esas sayılı birleşen dosya bakımından; Davanın ... Vereseleri yönünden 29.01.2016 tarihli Anlaşma ve Protokol Tutanağına (Sulh Sözleşmesine) göre kabulüne, davanın davalılar Muğla Büyükşehir Belediyesi, Milas Belediyesi, Maliye Hazinesi ve Orman Genel Müdürlüğü yönünden kabulüne, dava konusu Muğla ili Milas ilçesi Sakarkaya Mahallesi 135 ada 14-15-21-22 parseller, 222 ada 26 ve 32 parseller, 223 ada 98 parsel, 232 ada 1 parsel, 233 ada 100 parsel ve 234 ada 74-20-171 parseller hakkında 2006/647 Esas sayılı ana dosyada tescil hükmü kurulduğundan yeniden tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına, 2006/696 Esas sayılı birleşen dosya bakımından; Davanın ... Vereseleri yönünden 29.01.2016 tarihli Anlaşma ve Protokol Tutanağına (Sulh Sözleşmesine) göre kabulüne, davanın davalılar Muğla Büyükşehir Belediyesi, Milas Belediyesi, Maliye Hazinesi ve Orman Genel Müdürlüğü yönünden kabulüne, dava konusu Muğla ili Milas ilçesi Sakarkaya Mahallesi 222 ada 26 parsel hakkında 2006/647 Esas sayılı ana dosyada tescil hükmü kurulduğundan yeniden tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, davalı Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ile Milas Belediyesi vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b/2 ve 355 inci maddeleri uyarınca kararın kaldırılmasına; hükmün açıklanan yönlerden düzeltilerek, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Dava konusu taşınmazların bulunduğu Muğla ili Milas ilçesi Sakarkaya Mahallesi yöresinde 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 1965 yılında yapılan orman kadastrosu çalışması ve 2006 tarihinde yapılan arazi kadastrosu çalışması bulunmaktadır.
2. Milas Kadastro Müdürlüğünün 06.09.2006 tarihli ve 641-2936 sayılı yazıları ile Milas Sakarkaya Köyü 222 ada 26,32 parsel, 223 ada 98 parsel, 232 ada 1 parsel, 233 ada 100 parsel, 234 ada 74,120,171,135 ada 14,15,21,22 nolu parsel ilişkin tapulama tutanağının ve krokisinin Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2004/73 Esas sayılı dosyasında davalı olması sebebi ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve Kadastro Mahkemesi'nin 2006/647 Esas sırasına kaydedilmiştir.
3. Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/55 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin eşi ... vefat ettiğini, vefatı ile mirasçı olarak müvekkili ile çocuklarını bıraktığını, murisin çocuklarının, müvekkilini evinden kovduklarını, müvekkilinin murisine ait olan taşınmazların tapusuz olması nedeniyle iş bu davayı açtıklarını, geriye tereke olarak; Milas ilçesi Sakarkaya Mahallesinde; Kisli mevkinde 6 dönüm zeytinlik, Kisli mevkinde 2 dönüm zeytinlik, Kisli mevkinde 1 dönüm zeytinlik, Balarmut mevkinde 6 dönüm zeytinlik, Balarmut mevkinde 6 dönüm zeytinlik, Balarmut mevkinde 9 dönüm zeytinlik, ... mevkinde 10 dönüm zeytinlik ve İskillik mevkinde 6 dönüm zeytinlik kaldığını, vereseler arasında taksimat yapılmadığını iddia ederek taşınmazların verasete iştirak oranında tescil edilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ...'ın yargılama aşamasında ölümü üzerine mirasçıları tarafından davaya devam edildiği anlaşılmıştır. Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/55 Esas sayılı dosyası Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/73 Esasına devredilmiştir.
4. Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/73 Esas, 2006/474 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin yapıldığı, Sakarkaya Köyü 222 ada 26 ve 32 parsel, 223 ada 98 parsel, 232 ada 1 parsel, 233 ada 100 parsel, 234 ada 74,120 ve 171 parseller, 135 ada 14,15,21 ve 22 parseller olarak tespit edildikleri gerekçesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27/1 maddesi gereğince görevsizliğe ve dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dava dosyası görevsizlik kararı sonrası Milas Kadastro Mahkemesinin 2007/37 Esas sırasına kaydedilmiştir.
5. Milas Kadastro Mahkemesinin 2007/37 Esas, 2007/282 Karar sayılı ilam ile; dava dosyasının aynı Mahkemenin malik hanesi boş bırakılarak gönderilen tutanaklara ilişkin dava olan 2006/647 Esas dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir.
6. Milas Kadastro Mahkemesinin 2006/696 Esas sayılı birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/73 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu düşüncesiyle tutanağı davalı ... getirilip Kadastro Mahkemesine aktarılan 222 ada 26 parselin tereke davasıyla alakasının olmadığını bu taşınmazın müvekkili tarafından 1967 yılında ...'dan satın alındığını iddia ederek parselin müvekkili adına tescilini istemiştir. 2006/696 Esas, 2007/183 Karar sayılı ilam ile, konuları aynı olduğundan dava dosyasının mahkemenin 2006/647 Esas sırası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir.
1. Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/55 Esas sayılı dosyasında dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yasal olarak müvekkilleri ile birlikte mirasçı olduğunu, müvekkillerinin murisin ölümünden sonra davacıyı evden çıkardıkları iddiasının asılsız olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen Öteharım mevkiindeki arazinin, dava dilekçesinin 4. sırasında belirtilen Akkaybaşı mevkiindeki taşınmazın ve dava dilekçesinin 5. sırasında belirtilen Çaoğluk mevkiindeki taşınmazın muris tarafından satıldığını, dava dilekçesinin 6. sırasında belirtilen Kavakharımı mevkiindeki taşınmazın müvekkillerine annelerinden kaldığını, dava dilekçesinde belirtilen arazilerin niteliklerinde yanlışlık olduğunu, dava dilekçesi içeriğine göre müvekkillerinin dahili davalı olarak değil dahili davacı olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/55 Esas sayılı dosyasında davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; tescili talep edilen taşınmazların toplam miktarının 238 dönüm olduğunu, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesine göre 100 dönümden fazla miktarın iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
3. Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/55 Esas sayılı dosyasında davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların orman niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
4. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerde davacının hakkının bulunmadığını, imar ve ihya yapılmadığını, tescil şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkili belediyenin görev, yetki ve sorumluluğuna girmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
6. 2006/696 Esas sayılı birleşen dosyada davalı Kadastro Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olması sebebiyle malik hanesinin boş bırakıldığını, 3402 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi gereğince genel mahkemelerden devredilen dosyaların 26. madde hükümlerince resen Kadastro Mahkemesinin bakması gerektiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yaranın olmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerinde belirtilen kazanım şartlarının davacılar ve dahili davalılar yararına gerçekleştiği, dava konusu taşınmazların tamamının kültür arazisi olduğu, evveli ve fiili durumu itibariyle orman olmadığı ve kesinleşmiş orman sınırının dışında kaldığı gerekçesiyle, taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesine göre; 135 ada 14- 15- 21 ve 22 parseller, 222 ada 32 parsel, 232 ada 1 parsel, 233 ada 100 parsel 234 ada 120 ve 171 parsellerin dahili davalılar (Dahili davalı murisin çocukları) adına, 223 ada 98 parsel ve 234 ada 74 parselin davacılar (Murisin 2. eşi davacı ... mirasçıları) adına tescillerine, 222 ada 26 parselin murisin oğlu dahili davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
1. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişilerce dosya kapsamında eksik inceleme ile hazırlanan raporda taşınmazın tarım alanı olduğunun bildirildiğini, taşınmazın zeytinlik olarak görülmesinin hatalı olduğunu, kapama zeytinlik vasfını kazanması için gerekli ağaç sayısı ve kapalılık oranının da yanlış değerlendirildiğini, ağaç yaşının aşılama tarihini göstermeyeceğinden bilirkişi raporunun bu yöndeki tespitlerine itiraz etiklerini, bilirkişi raporunda toprak yapısını inceleyip toprağın orman toprağı özelliklerini taşıyıp taşımadığının da belirtilmediğini, taşınmazda orman muhteviyatından ağaçlar da bulunduğunu, ayrıca taşınmazda çeşitli yönlerde yer yer % 45-50’e varan eğimden bahsedilmesine rağmen Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre zilyetlik ile iktisaba engel olan bu meyilli yapı hakkında bilirkişilerin bir değerlendirme yapmadıklarını, davacı iddialarının ispatlanamadığını, hükme esas alınamayacak eksik inceleme ile oluşturulan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; usulüne uygun ve karar vermeye elverişli bilirkişi raporu alınmadığını, kurumları lehine vekalet ücretine takdir edilmediğini, davaya konu yerlerin imar ihyalarının yeterli olmadığı ve tescil şartlarının oluşmadığını, bilirkişi raporunda davaya konu yerlerin tarım arazisi olduğu ve orman sayılmayan yer olduğu yorumlarına katılmadıklarını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
3. Davalı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların orman olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadığını, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarından gereği gibi yararlanılmadığını, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu, müvekkili idare yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiş olması sebebiyle de kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ile mahkemece yapılan keşfe katılan teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; dava konusu taşınmazların tümü yönünden, tescil davası ve kadastro tespit tarihi itibariyle, davacı mirasçıları ve dahili davalı gerçek kişiler lehine imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu, dava konusu 222 ada 26 parsel sayılı taşınmazın muris ...'dan gelmeyip, birleşen 2006/696 Esas sayılı dosyasının davacısı, asıl dosyanın davalısı ... tarafından dava dışı ...'dan satın alındığı, dava ve kadastro tespit günü itibariyle ... tarafından malik sıfatıyla zilyet ve tasarruf edildiği gerekçesiyle bu parselin ... adına tesciline; ortak muris ...'dan intikal ettiği anlaşılan davaya konu diğer taşınmazlara ilişkin olarak ise, davacı ... mirasçıları ile davalı gerçek kişiler arasında düzenlenen 29.01.2016 tarihli "anlaşma ve protokol tutanağıdır" başlıklı sulh sözleşmesine göre, dava konusu 223 ada 98 ile 234 ada 74 parsel sayılı taşınmazların davacı ... mirasçıları olan davacılar adına miras payları oranında; diğer taşınmazların ise ... çocukları olan dahili davalılar adına miras payları oranında tespit ve tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, buna karşılık, infazda tereddüte neden olacak şekilde, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarında, malik hanelerinin boş bırakılması nedeniyle, kadastro tutanaklarının iptalinden söz edilemeyecek olmasına rağmen, gerekmediği halde, gerekçeli kararın 3 üncü bendinde, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının ayrı ayrı iptaline karar verilmesinde; aynı bentte dava konusu 234 ada 120 parselin, parsel numarasının yazımında maddi hata yapılarak "20" yazılmasında isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ile Milas Belediyesi vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan yönlerden kabulü ile, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b/2 ve 355 inci maddeleri uyarınca kararın kaldırılmasına; hükmün açıklanan yönlerden düzeltilerek, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf talep dilekçelerini aynen tekrar ettiklerini, murisler tarafından evvelinde zilyetlik ile kazanıma müsait olup olmadığı irdelenmeden eksik inceleme ile parsellerin imar ve ihya ile iktisabının mümkün olup olamayacağı açıkça ispat edilmeden mahkemece verilen kabul kararının yerinde olmadığını, bilirkişilerce dosya kapsamında eksik inceleme ile hazırlanan raporda taşınmazın tarım alanı olduğu bildirilmesine rağmen raporun bu haliyle hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor olmadığını, taşınmazın zeytinlik olarak görülmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu'nda aşı yaşlarının göz ardı edildiğini, bilirkişi raporunda toprak yapısının incelenmediğini ve toprağın orman toprağı özelliklerini taşıyıp taşımadığının da belirtilmediğini, taşınmazın içinde blok halinde büyük kaya kütlelerinin olduğu ve ham toprak çalılık, makilik alan olarak bulunduğunu, taşınmazda çeşitli yönlerde yer yer % 45-50'e varan eğim bulunduğunu, komşu parsellerde ham toprak çalılık alanların olduğunun da gözden kaçırıldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların çevresi, eğimi, toprak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle orman vasıf ve karakterinde olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadığını, dava konusu taşınmazların eylemli orman olup olmadığı, eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü itibariyle orman vasfını taşıyıp taşımadığının yeterince araştırılmadığını, memleket haritası ve hava fotoğraflarından gereği gibi yararlanılmadığını, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu, hüküm kısmında davanın müvekkil idare yönünden kabulüne karar verildiği belirtilmiş olmasına rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
başlangıçta 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 ve 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddeleri uyarınca tescil talebi ile açılmış iken, yörede tesis kadastrosu çalışmalarının başlaması ve dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanaklarının düzenlenmesi ile itiraz davasına dönüşen kadastro tespitine itiraz davasıdır.
6100 sayılı Kanun'un 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14,17 nci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 713/1 maddesi, 6831 sayılı Kanun.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.